Kategoriler
Obezite Diyetleri Obezite Haberleri

Akdeniz Diyeti Kalp Hastalığını Azaltıyor (En Sağlıklı Bilimsel Diyet, 2020)

Akdeniz diyeti, tüm dünya tarafından da kalp hastalıkları açısından, özellikle kalp krizini engellemede, başarısı kabul gören bir diyettir. Akdeniz diyeti; en sağlıklı ve sürdürülebilir diyetler arasında gösterilmektedir. 2019 yılı başlarında yayınlanan bu bilimsel makale ile yaklaşık 25000 kadın incelendi. Makale detayları aşağıdadır.

Sebze yemeye gerçekten ihtiyacınız var. Bu durumda, pastırmayı bırakın ve zeytinyağı tüketin. Çünkü yeni araştırmalar, Akdeniz diyeti uygulamanın kalp hastalığı riskini önemli ölçüde azaltabileceği iddiasını destekliyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir araştırmaya göre, Akdeniz tipi bir diyeti yapan kişilerde; 12 yıl boyunca kardiyovasküler hastalık (kalp damar hastalığı) gelişme riski %25 daha az olarak bulundu. Diyetin bileşenlerini, beslenme haberlerini takip eden herkes aşağı yukarı tahmin edebilir.

Akdeniz Diyeti Nasıl Yapılır?

  • Balık ve kümes hayvanları gibi “iyi” yağların lehine beslenirken, kırmızı etlerden kaçının.
  • Otlar ve baharatlar tüketerek, tuzu değiştirin.
  • Tereyağı ve margarin tüketmeyi bırakın ve yerine zeytinyağı tercih edin.
  • En önemlisi, bir sürü meyve ve sebze yiyin.
  • Kuruyemişler ve kepekli tahıllar da tüketebilirsiniz.

1950’lerden bu yana araştırmacılar, Akdeniz diyetinin olası kardiyovasküler faydalarını belirtmişlerdir. Alzheimer hastalığı, astım ve hamile kadınların yüksek doğum ağırlıklı bebeklere sahip olmasına yol açan ve çocuklar büyüdükçe; obezite riskine katkıda bulunan faktörlerin kontrol altına alınmasına yardımcı olabileceği söylendi.

Akdeniz Diyeti Zeytinyağı

Ancak, bu güne kadar, bu diyetin uzun vadeli etkilerini belirlemek için ABD’de randomize bir çalışma yapılmamıştır. Bu araştırma, aynı zamanda bu etkilerin nedeninin moleküler temellerine ışık tutmaya çalıştı.

Akdeniz Diyetinin Sağlığa Etki Mekanizmaları

Brigham ve Kadın Hastanesi ve Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu beslenme bölümü araştırmacısı olan Shafqat Ahmad; “Akdeniz diyetinin kardiyovasküler hastalıkları azalttığı mekanizmalar, kara bir kutu gibi” dedi. Ahmad, “Kardiyovasküler riski azalttığını biliyoruz” diye ekledi. “Ancak zaman içinde bu etkinin kesin yolları iyi anlaşılmadı.”

Ahmad ve ortak yazarları, kan testlerinde dokuz biyobelirteç içeren bir panel kullanarak, diyetin kalp hastalığını neden azalttığını tam olarak ayırabildiler. En büyük üç biyolojik mekanizma; iltihaplanma, kan şekeri ve vücut kitle indeksindeki değişimlerdi.

İltihap, New Jersey’den 23 yaşındaki bir lisansüstü öğrencisi olan Meg Grigoletti’nin; 2014’te sırt ameliyatı sonrası iyileşme sürecinde bir Akdeniz diyeti uyguladı. Doktorları, bunu şişliği azaltmasını, sırtındaki ağrıyı hafifletmesini ve migrenlerine yardım etmesini umarak tavsiye etti.

Grigoletti “Diyetten çok bir yaşam tarzı” dedi. “Bana hangi yiyeceğin benim için iyi olduğunu, hangisinin olmadığını öğretti.” diye ekledi.

Akdeniz Diyeti Araştırmasının Detayları

Araştırmacılar, 45 yaşından büyük kadın sağlık çalışanlarının bir anketi olan; Kadın Sağlığı Çalışması’nın bir parçası olan 25.000’den fazla kadını izledi.

Çalışmanın başında, katılımcılar diyetlerini değerlendirmek için 131 farklı yiyecekle ilgili bir anket doldurdu. Daha sonra Akdeniz diyetini ne kadar yakından takip ettiklerini temel alarak, 1-9 arasında farklı “MED puanları” verildi.

3 seviye vardı, 0 ile 3 arasında puan alan insanlar düşük uçta; 4 ile 5 arasında ortada ve 6 ve üzeri Akdeniz diyetinde yüksek gıda alımı şeklinde sınıflandırıldı.

Akdeniz diyeti kalp sağlığı

Katılımcıların kalp-damar sağlığı, 12 yıl boyunca izlendi. Her şey söylendiğinde ve yapıldığında, orta kategorideki kişilerde riskte %23 azalma görüldü. Üst kategoride ise %28 oranında, daha düşük kardiyovasküler hastalık riski vardı.

Kalp Hastalıkları ve Dünyadaki Son Durum

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre kalp hastalığı her yıl yaklaşık 600.000 kişinin yaşadığı bir durumdur. Hem erkekler hem de kadınlar için en önemli ölüm nedenidir. Koroner kalp hastalığı en sık görülen şeklidir ve yılda 370.000′ den fazla insanı öldürür. Her yıl yaklaşık 735.000 Amerikalı kalp krizi geçirmektedir.

Yazarlar bu bulguların sınırlamaları olduğunu belirtti. Örneğin, çalışma, özellikle diyet seçimlerini içerdiğinde, her zaman doğru olmayan, kendiliğinden bildirilen verilere dayanıyordu. Bunun yanı sıra, hepsi kadın sağlığı uzmanı olan katılımcılar, toplumun geri kalanından daha sağlıklı davranışlara yönelebilirler.

Akdeniz Diyeti Yorumları

Çalışmanın sonuçları, Denver’daki Ulusal Yahudi Sağlığı hastanesinde kardiyovasküler önleme ve sağlık müdürü olan Dr. Andrew Freeman için şaşırtıcı değildi. Dr. Freeman çalışmaya katılmamıştır, ancak yıllardır hastalarına Akdeniz diyeti veya sebze ve meyveyi vurgulayan benzer bir versiyonunu önermektedir.

“Dışarıda çok fazla bilgi kirliliği var. Ama orada en uzun süredir var olan umut verici sinyal, bu tür bitki bazlı diyetin en iyisi olduğudur.”

Freeman, ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını birçok tüketici için zor bir rejim haline getiren “çok fazla kandırmaca” anlamına gelen; bilgi dalgaları ve internet etrafında dönen pek çok rekabet edici beslenme bilgisinin olduğunu kabul etti.

Ve doktorlar da çoğu zaman net bilgiye sahip değildirler. Freeman, “Genel olarak kardiyologların ve sağlık sağlayıcıların büyük çoğunluğunda çok az beslenme eğitimi var.” dedi.

Kendi hastanede yatışından sonra, çoğunlukla bitki bazlı bir diyete geçti ve 18 kilo verdi. Şimdi Akdeniz diyeti yaklaşımını, kendi hastalarına da önermektedir. Hastalarının durumunun (kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve diyabetin) iyileştiğini gördüğünü söyledi. Freeman, “Beslenme ve yaşam tarzı tıbbı, bir tedavi şansının olduğu yerdir.” dedi.

Kaynak:

https://khn.org/news/even-when-not-in-rome-eat-a-mediterranean-diet-to-cut-heart-disease-risk/

Sonuç olarak;

  1. Akdeniz diyeti, ülkemizde de sıklıkla duyulan ve birçok sağlık sorununa da iyi geldiği bilinen bir diyet çeşididir. Genel olarak, basit karbonhidratlar ve kırmızı etin sınırlandırılmasına dayanarak, kuruyemiş, sebze ve meyve tüketimini artırmayı hedefler.
  2. Bu diyetin, tüm dünyada kalp sağlığını koruyor olarak bilinmekteydi. Ancak 12 yıl boyunca izlenen hastalar ile %25 oranında kalp riskinin azaldığı kesin olarak tespit edilmiş oldu.
  3. En sağlıklı diyet, Akdeniz diyeti olarak gösterilebilir. Doktorunuza danışarak fikir alabilir ve uygulayabilirsiniz.

Yazı en son 29 Ekim 2020 tarihinde güncellenmiştir. Bu arada, akdeniz diyeti için uygun olan yemek tariflerimizden bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Diyet Pizza: Diyet Pizza Tarifi (Resimli Kolay Anlatım)

Kategoriler
Obezite Haberleri

Aile Sofraları Yeme Alışkanlıklarını Geliştiriyor

Aile ilişkilerinin nasıl olduğu fark etmeksizin, aile sofraları, gençlerin yeme alışkanlıklarını geliştiriyor. Yeni bir grup çalışması, aile biriminin günlük rutinleri ne kadar iyi yönettiğine yönelikti. Aile sofraları ile yemek yemenin günlük olarak ne kadar iyi yönetildiğine, iletişim kurup kurulmadığına bakılmadı.

Gençlerin akşam yemeği için aile sofrasında olmaya kendilerini zorladıklarında daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip olma olasılıklarının daha yüksek olduğunu vurguluyor. Araştırma lideri, aile ilişkileri konusunda çalışan ve beslenme profesörü Jess Haines ile birlikte çalışan diyetisyen ve doktora öğrencisi Kathryn Walton,  “Yemek masasının etrafında bir araya gelmek büyülü bir şey” diyor.Aile yeme alışkanlıkları

“Bu, ailelerin konuşmaları, birlikte zaman geçirmeleri ve problem çözmeleri için, yoğun günlerinden dinlenebilecekleri bir zaman. Aynı zamanda ebeveynlerin sağlıklı beslenme davranışlarını modelleyebilecekleri bir zamandır.

Aile sofraları daha çok sağlıklı yiyecek barındırıyor

Araştırmacılar, birlikte yemek sofrasına oturan ailelerin, ergenler ve genç yetişkinlerin daha fazla meyve ve sebze yediklerini ve daha az fast-food ve paket öğelerini tükettiklerini bulmuşlardır.

21 Kasım 2018’de Amerikan Tabipler Birliği Dergisi’nde yayınlanan çalışma, 2011’de 14 – 24 yaşları arasında ebeveynleriyle birlikte yaşayan 2.700’den fazla katılımcıyı inceledi. Katılımcılara aileleriyle akşam yemeğine ne sıklıkta oturdukları, aile ilişkilerinin ne kadar iyi olduğu soruldu. Meyve ve sebze tüketimini, şekerli içecekleri, fast food yemeklerini ve paket yemeklerini ne kadar fazla kullandıkları soruldu.

Çalışma, aile yemeklerinin, hem yüksek hem de düşük yönde ilişkiye sahip ailelerin ergenleri için daha iyi bir besin alımı ile ilişkili olduğunu buldu. Haines, “Aile yemeklerinin yararını elde etmek için, öğünün büyük bir lezzet ilişkisi olması gerekmiyor” dedi. “Dondurucudan çıkardığınız bir şey olsa bile, yanına poşetli bir salata ekleyin ve iyi bir beslenme yemeği yiyin.”

Aile sofraları

Walton, evde yaşayan birçok gencin, akşam dışı etkinlikler veya yarı zamanlı işlerle meşgul olduğunu belirtti. Bu doğrultuda aile üyeleriyle akşam yemeği için zaman bulmalarının zor olduğunu söyledi. Ancak bu zamanı günde bir kez bulmak – birlikte kahvaltı yapmak bile olsa – aynı derecede etkili olabilir.

Walton, ayrıca aile üyeleri yemek hazırlamaya yardımcı olduklarında, keyifli yemek yemelerinin daha muhtemel olduğunu söyledi. Bütün ailenin katılımı hazırlık zamanını azaltmaya yardımcı olur ve ergenlere önemli yiyecek becerileri öğretir. Birlikte her öğün için geçerlidir: Bir kez beraber yiyerek başlayın ve aile programının izin verdiği şekilde daha sık birlikte sofraya oturun.

Halen Toronto Hasta Çocuk Hastanesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Walton, yoğun ailelerin birlikte yemek yemesini kolaylaştıracak yolları araştırmayı umduğunu söyledi. Hafta sonları, hafta içi yenecek yemekler için hazırlamanın, ailelerin karınları acıkmaya başladığında dışarıda yemek yemeye gitmekten kaçınmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Walton, “Araştırmamız, aile yemeklerinin, ailenin birlikte ne kadar iyi ilişkisinden bağımsız olarak, tüm ailenin besin alımını iyileştirmenin harika bir yolu olduğunu buldu” dedi. “Birlikte bir yemek hazırlamak ve tadını çıkarmak aynı zamanda aile bağlarına da yardımcı olabilir. Bu bir kazan-kazan sistemi.” (Bu yazı en son 29 Ekim 2020 tarihinde güncellendi.)

Bizim yorumumuz;

  1. Aile sofraları ve aile yemeklerinin tüketimi, bizim kültürümüze uymaktadır.
  2. Yapılan araştırmalar, sağlıklı yeme alışkanlıkları edinmek için aile ilişkilerinden bağımsız olarak, aile ile beraber yemek yemenin etkili olduğunu ortaya koymuştur.
  3. Günümüzde iş yoğunluğundan bunu uygulamak çok mümkün olamasa da haftada birkaç kez ile başlanmalı. Zamanla beraber yenen yemeklerin sayısının artırılması tavsiye edilmektedir.
  4. Aile sofralarında beraber yemek yemenin, sadece sağlıklı beslenme alışkanlığı için değil aile bağlarını geliştirici etkisi de gözardı edilmemeli.

Kaynak: https://news.uoguelph.ca/2018/11/family-dinners-improve-teens-eating-habits-no-matter-how-well-family-functions-new-u-of-g-study-finds/

Kategoriler
Obezite Araştırmaları Obezite Haberleri

3 Günlük Açlık Orucu: Nasıl Tutulur?

3 günlük açlık orucu nedir, nasıl tutulur ve yapılır? 72 saatlik açlık orucu tutmanın sağlık sistemimi üzerine etkilerini, 2020 yılında bilimsel olarak inceledik. Bu orucu tutarak otizm hastalığı bulunan bir çocuğun düzelme hikayesini sizlerle paylaştık.

UYARI: Hayatınızı ve bakış açınızı değiştirecek bir yazı olabilir. Biraz uzun ama kesinlikle okunmalı! Değer verdiğiniz kişilerle de paylaşmanızı öneririz.

1. Tavsiye: 3 günlük oruç süreci ile ilgili Harvard Üniversitesi’nin bilimsel araştırması kesinlikle okunmalı. Okumak için tıklayınız…
2. Tavsiye: 21 gün su orucu tutarak, Lenfoma kanserini yenen hasta ile alakalı bilimsel bir makale. Okumak için tıklayınız…

Spor yapanlar, kas geliştirenler ve yoğun enerji harcayan kişiler de yapabilir mi, 72 saatlik açlık orucu yapan bir sporcunun Youtube videosunu sizlerle paylaştık.

Su orucu ve bağışıklık sistemi ile ilgili yazımızı, ünlü İngiliz yayın organı Telegraph’ta yayınlandıktan sonra çevirdik. Açlık diyetleri ve açlık süresince vücudun kendini yenilediğine dair çalışmalar olsa da bu kadar büyük bir gazete tarafından gündeme getirilmemişti. Açlık orucu ve faydaları nelerdir, sorularına da yanıt bulabilirsiniz.

Bağışıklık sistemi, hastalıklardan korunmak ve daha kaliteli bir yaşa sürmek için faaliyet gösteren en önemli sistemi ifade eder. Bu noktada, güçlü bir bağışıklık sitemi, vücut direncinin de bu yönde yüksek olması ve olası hastalık risklerine karşı direnç göstermesini sağlar.

ÖNERİ: 3 günlük açlık orucu yazımızı dinlemek isterseniz, yazının video halini koyduk izleyebilirsiniz.

Telegraph Gazetesi 3 Günlük Açlık Orucu Haberi

3 günlük açlık orucu doktor kontrolü

Bağışıklık sistemini etkileyen pek çok faktör bulunmakta olup, bu faktörlerin bir bölümü kişilerin kendi yapı özellikleriyle ilişkili olurken; büyük bir çoğunluğu ise dış faktör kaynaklı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özellikle beslenmenin çok büyük etkisi olduğu ve bu doğrultuda bağışıklık sitemini güçlendiren gıda maddelerinin tüketilmesi, tavsiyeler arasında ilk sırada kendini gösterir. Yanı sıra doğru ve düzenli egzersiz, zararlı alışkanlıkların tüketiminin azaltılması, hatta bırakılması ve düzenli ve yeterli uyku da yine bağışıklığı arttırmak için karşımıza çıkan öneriler arasında yer alır.

Bağışıklık sisteminin yapısını ve çalışma prensibini anlamak ve beraberinde daha güçlü ve etkin bir bağışıklığa sahip olmak için pek çok araştırma yapılmaktadır.

Bu doğrultuda son dönemlerde öne çıkan bir araştırma, bağışıklık sistemi ile ilgili çarpıcı sonuçlar göstermektedir. Bu araştırma çerçevesinde elde edilen sonuçlar 3 günlük açlık diyeti ile bağışıklık sisteminin kendini tamamen yenilemesi ve güçlendiğini ortaya koymuştur.

Bu noktada önce bir düşünmek gerekiyor. Hasta olduğumuz zamanlarda iştahımızın kesilmesi neden kaynaklanır? Bu durum, acaba vücudun kendini kapatarak hastalığa karşı tam anlamıyla bir mücadele verme çabasından mı ileri gelmektedir? Bu sorular ışığında araştırma sonuçları nasıl bir paralellik gösteriyor bunu inceleyelim.

3 Gün Açlık Orucu ve Bağışıklık Sistemine Etkileri

3 günlük açlık vücut mekanizması

Bağışıklık sistemini güçlendirdiği öne sürülen açlık diyeti 3 gün süre ile uygulanır. Açlık diyetinde su haricinde başka bir gıda alınmaz. Bu 3 gün sonrasında vücudun bağışıklık sisteminin kendini tamamen yenilemesi ve beraberinde daha sağlıklı bir hale geleceği öne sürülür. Yanı sıra bu diyet sonrasında vücudun kendini onarması da söz konusu olmaktadır.

The Telegraph gazetesinde yayınlanan bir araştırma doğrultusunda bu konuda çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Araştırmalar dâhilinde 3 günlük açık orucu uygulaması sonrasında vücudun bağışıklık sistemi, yeni akyuvar (savunma hücreleri) oluşumunu tetikler ve bu doğrultuda bağışıklık sistemi tamamen yenilenir.

Araştırmalarda öne çıkan bir başka sonuç da, bu etkilerin çok yaşlı bünyelerde bile gözle görülür etkiler barındırması olmaktadır. Bu kişilerde, özellikle vücudun daha dinç bir görünüm kazanması en belirgin sonuçlar arasında yer alır.

3 Günlük Açlık Orucu Sırasında Vücutta Olanlar

3 günlük açlık bilimsel araştırma

Kaliforniya Üniversitesi gerontoloji ve biyolojik bilimler alanı profesörü Walter Longo, 3 günlük açlık orucu kök hücrelere aktif ol emri verdiğini ve bu doğrultuda bağışıklık sisteminin kendini yenilediği görüşünü ortaya koymuştur.

Bu doğrultuda, açlık durumunun kök hücrelerin aktifleşmesini sağlayan bir maddeyi etkinleştirdiği ve bu doğrultuda savaşçı akyuvar hücrelerinin üretiminin arttığı düşünülmektedir.

Uzun süren açlık, ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılayabilmek için vücudun glikoz ve yağ depolarını zorlar. Kişiler bu açıdan diyet döneminde halsizlik ve yorgunluk hissedebilir ve enerjilerinin düştüğünden yakınabilirler.

Diğer yandan, bu açlık durumu vücudumuzun savaşçı beyaz kan hücrelerini yok eder. Bu yok oluş durumu ise kök hücrelerin yenilenmesini teşvik ederek bağışıklık sistemine dair hücrelerin gelişimini sağlar.

Bu doğrultuda yapılan araştırmalar sonucunda uzman tavsiyeleri, kişilerin 6 aylık sürelerde 2 ile 4 gün süresince oruç tutmaları yönünde olmaktadır.

Açlık Diyeti Hücreleri Yeniliyor

3 günlük açlık hücre yenilenmesi

Tavsiyeye konu bu açlık durumunun, hücre yenilenmesi teşviki beraberinde, yaşlılık etkilerini ve kanser riskini önemli ölçüde engellediği ve var olan beyin tümörlerinin büyümesine neden olan PKA enziminin salgılanmasını azalttığı yönünde güçlü bulgular söz konusudur.

Profesör Walter Longo’ ya göre, açlık süreci ve akyuvar – kök hücre ilişkisi bağışıklık sistemi, yenilenmesinin temelini oluşturmaktadır.

Yapılan araştırmalardaki gözlemler, açlık diyeti süresinde yok olan akyuvar hücrelerinin büyük çoğunluğunun verimsiz ve hasarlı bağışıklık hücreleri olduğunu göstermektedir.
Diyet sonrasında tekrar yeme sürecinin başlaması ile kök hücreler aktifleşerek yeni, verimli ve bağışıklık sisteminin çalışmasına olumlu etkiler yaratacak aktifliğe sahip akyuvar hücrelerini üretir.

3 günlük açlık diyetlerinin otaya çıkan bulguları doğrultusunda bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlaması söz konusu olsa da, Profesör Walter Longo bu diyetlerin mutlaka bir doktor kontrolünde yapılmasını gerektiğini belirtmiştir. Yanı sıra, bu açlık diyeti (su diyeti olarak da bilinir) ile ilgili klinik araştırmaların daha fazla ve farklı alan ve faktörler çerçevesinde yapılması ve deneylerle desteklenmesi gerektiğini de ifade etmiştir.

Ayrıca, bu diyetin sadece bağışıklık sistemi açısından değil, diğer organ ve sistemler açısından da olumlu etkiler sağlayacağı düşünülmektedir.

3 Günlük Açlık Orucu ve Kanser İlişkisi

3 gün açlık orucu

Yapılan deney ve araştırmalar neticesinde 72 saat süresinde yapılan açlık diyetinin bir diğer etkisi de kemoterapi tedavisi gören kanser hastaları üzerinde görüldü. USC Norris Kanser Merkezinde asistan profesör olan Tanya Dorff, kemoterapinin kanser tedavisinde hayat kurtarıcı bir rolü olmasına arşın, vücudun bağışıklık sistemini ciddi anlamda tükettiğini savundu.

Bu doğrultuda, yapılan araştırmalar sonucunda kemoterapinin kanser tedavisinde umut vadeden etkisinin devamında getirdiği zararlı etkilerinin azaltılması amacıyla bu diyetin faydalı olduğunu ortaya çıktı.

3 günlük açlık orucu ile ilgili benzer şekilde Güney Kaliforniya Üniversitesi bünyesinde bilim adamları tarafından yapılan araştırmalarda, bu diyetin bağışıklık sistemi büyük oranda zarar görmüş hastalarda, şaşırtıcı etkiler yaratacağını ortaya koymuştur. Bu noktada, özellikle kemoterapi gören kanser hastaları ya da yaşlılık nedeniyle bağışıklık sistemleri çok zayıflamış ve bu doğrultuda en basit hastalıklara bile direnç göstermeyen kişiler de bu diyetin olumlu yönde etkisi olacağı düşünülmektedir.

Açlık Orucuna Dair Farklı Görüşler

3_gun_aclik_orucu-2

3 günlük açlık orucu ile ilgili araştırma sonuçları, bu noktada farklı kesimleri karşı karşıya getirmektedir. Özellikle bazı İngiliz bilim adamları bu sonuçlar hakkında kuşku duyduklarını ve araştırmaların geçerliliği olmadığını savunmaktadır. Londra Üniversitesi Hastanesi profesörü Graham Rook böyle bir durumun kesinlikle mümkün olmadığını ve bu nedenle uygulanmaması gerektiğini söylemiştir.

Farklı bir açıdan bakıldığında da kimi uzman ve bilim adamlarının bu diyeti kesin bir şekilde reddetmemekle beraber, doğruluğundan şüphe ettikleri görülmektedir. Bu şüpheler doğrultusunda yapılan araştırmalar, 72 saat süren bu açlık diyeti sırasında vücutta akyuvarlar ve diğer bağışıklık hücrelerinin önemli ölçüde azaldığı görülmektedir.

Diyetin sona ermesi doğrultusunda, tekrar yemeye başlayan kişilerde üretilen hücre sayılarının eskisine oranla çok daha yüksek miktarlarda olduğu ve bu durumun vücudun dengesi açısından verimli olmadığı araştırma sonuçları ile elde edilen değerler sonucu saptanmıştır.

Kanser Hastalarındaki İyileşmeler

Bu konuyla ilgili araştırmalar konusunda en bilinen ve öncü isimlerden biri olan profesör Walter Longo, farklı görüşlere karşı, bulguların ortaya çıkardığı sonuçların değerlendirilmesinin en doğru yöntem olduğunu savunmaktadır.

Ayrıca, Longo, doktor kontrolünde uygulanacak bu açlık orucunun vücudun hastalıklara ve yaşlanma etkilerine göre daha güçlü bir savunma yapabilecek hale getireceğini savunduğu bu diyet konusunda, özellikle kanser hastalarında gözle görülür değişimlerin söz konusu olduğunu belirtmiştir. (Açlık kanser tedavisi için yol gösterici olabilir.)

Bazı diyet uzmanları ve beslenme otoriterleri tarafından kesin bir şekilde reddedilse de, araştırma sonuçları bu açlık diyeti ile kök hücreleri aktif hale gelmekte ve bu doğrultuda yeni akyuvar üretimi söz konusu olmaktadır.

Diğer yandan araştırma sonuçlarında, doktor kontrolünde yapılan diyetin, vücudun sağlığını olumsuz etkileyecek önemli bir verinin olmaması da, bu diyetin geçerlilik kazanmasında etkili olmaktadır.

Kaynak: http://www.telegraph.co.uk/


Otizmli Çocuğun 3 Günlük Açlık Orucu Tecrübesi

UYARI: D. Yavuz isimli kişinin 4.5 yaşındaki otizmli çocuğuna (otistik çocuklar, özel çocuklar olarak da bilinir.) 4 ay boyunca aralıklarla, şifa olması için yaptığı 3 günlük açlık orucu ve yaşadıkları tecrübeler tamamen kendilerine özeldir. Sadece bu yazıdan yola çıkarak, kendi başına böyle bir açlık orucu yapmak çok tehlikeli olabilir! Hekiminize danışmadan asla böyle bir diyet yapılmamalıdır!


Çok şükür bitti evet ama yine yapmayı düşünüyorum doğrusu, mükemmel bir tedavi yöntemi bu. Gerçekten çok güzel sonuçlar elde ettik. Şimdilik hayal gibi geliyor bize ama 4 ay bitti nasıl bitti anlamadık inanın. En önemlisi oğlum çok iyi, maşallah çok iyi dayandı. Karaciğer temizliği de iyi geçti.

“Anneee” diyor artık bana inanamıyorum, vallahi billahi…

Oğlum çok iyi durumda çok şükür öncelikle onu belirteyim. Neler değişti, çok şey… İlk olarak algısı süper açıldı. Spiriyotik tüm hareketleri, tikleri ve takıntıları bitti diyebilirim, gönül rahatlığıyla hem de. Vazgeçiremediğim takıntılar bitti, şu an sadece ışığa duyarlılığı var.

Çok uslu bir çocuk oldu, tam bir beyefendi, göz teması süper, her dediğimi anlıyor. Vazgeçiremediğim çok büyük sıkıntı olan bir takıntı vardı, o gitti şaşırdık, çok uğraş vermiştik onun için bir türlü vazgeçmiyordu. Tuvalet alışkanlığı vardı ama artık kendisi gidiyor ışığını yakıyor, giriyor herşey çok güzel.

Rabbim devamını getirsin, biz bu değişimden çok memnunuz. Rabbim herkese nasip etsin inşallah. Ve en güzel şey belli benim için “anneeeee” sözünü duymak oldu. “Anneee anneee” diye geziyor evde, şunu biliyorum artık benim oğlum konuşabiliyor, o “anneee” kelimesi dünyalara değermiş. Şu an gözüne bakıp “anneciğim konuşman lazım seni anlamam için” diye konuştuğumda beni anlıyor biliyorum.

Oğlum Artık Etrafı ile İlgileniyor

Artık çabamız konuşması yönünde. Çocuklarla ilgilenmeye başladı çok şükür, biz hep aynı yere pikniğe giderdik. Ben hep onun arkasında aman dikkat; aman gel, piknik eziyet olurdu.

Ama yine de biraz oyun oynar umudu ile hep aynı yere, neler değişecek diye ısrarla götürürdüm ve geçenlerde yine aynı yere gittim.

Bu kez ben oturdum oğlum diğer çocuklara takıldı benden koptu. 😊

Merak etmeye başladı, oturmayı öğrendi ya, algı açıldı ben buna inanıyorum ve arkası çorap söküğü gibi geldi ama daha yolun başında daha iyi olacak inşallah. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum ve gerilemesine izin vermeden bu noktadan ileriye taşımak için ne lazımsa tüm çabamla, Rabbimin yardımıyla yapacağım inşallah.

Rabbim şifa, güç kuvvet versin, “iyi ki doğdun oğlum, bak bu dünya” dedim, karaciğer temizliği bittiği an. İnanın ilk defa bu kadar yoğun ağladım, şu an uyuyor mışıl mışıl, biraz yorgun düştü karaciğer temizliği sonrası. İştahı yavaş yavaş açıldı ama her şey yolunda elhamdülillah 🙏

Şimdi biz nasıl bir yol izleyeceğiz karar verdik, bir süre daha bağırsak temizliği yapacağız. Sonra yine bir kaç etap, 3 günlük açlık orucu düşünüyorum.

Hemen akabinde karaciğer temizliği yenileyecek, sonra ozon tedavisi ve hemopati ilaçlarım geldi yurtdışından. Hücre besleyici ilaçlarımız geldi. Ozon tedavisi ile bunlara başlayacağım inşallah, temiz bir bedene sahip oldu inşallah. Bağırsak florasını beslemeye çalışacağız bu arada tabi, artı eğitimler devam, evde kendi aldığım eğitimlerle destek vereceğim.

Gerisi takdiri ilahi inşallah dönecek bizim dünyamıza, otizmli bir birey olmaktan çıkacak diye umut ediyorum. Ama inanın şu açlıkla bile mükemmel sonuç aldık, elimden gelse sürekli aç bırakacağım diyor babası.


Açlık Orucu Yapan Kas Geliştirmeci

Bu videoyu da kesinlikle izlemenizi öneririz. 3 günlük açlık orucu nasıl tutulur, videosunda da net bir şekilde anlatıyor.


Su orucu günlüklerini yayınlayan, Youtube kanalları da oluşturulmuş durumda, bir kanal örneği: https://www.youtube.com/channel/UCbLE6GM3HxcFxHFTqoPX0IQ Su orucu günlüğü için instagram hesabı arayanlar için bir hesap önerebiliriz: http://www.instagram.com/sismankizinyolu

Aidin Salih tedavileri olarak da Türkiye’de bilinmektedir. Gerçek Tıp kitabını okuduktan sonra, hekim eşliğinde yapan kişiler de bulunmaktadır. Su orucu ya da şifa orucu konusunda dini kaynaklar, dinimizde böyle bir orucun ibadet niyetiyle yapılamayacağını söylemektedir. Yine İslamiyet’te böyle bir ibadetin bulunmadığını bildirmektedir.

Su orucu yapan ünlüler kimler?

Türkiye’de yerli ünlü olarak, cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan örnek verilebilir. Kendisinin haftanın belirli günleri oruç tuttuğu ve sağlıklı yaşama değer verdiği bilinmektedir. Yine dünyanın en meşhur doktorlarından olan Dr. Mehmet Öz de tam bir su orucu olmasa da günde 2 öğün yemeyi ve vücudu her gün 12 saat dinlendirmek gerektiğini söylüyor.

  1. Emine Erdoğan
  2. Dr. Mehmet Öz

Yurtdışında ünlü Hollywood yıldızları ve en ünlü sanatçılar, bu sistem ile vücutlarını arındırdıkları bilinmektedir.

  1. Jennifer Lopez (Dünyanın en ünlü şarkıcılarından)
  2. Beyonce (Bir başka dünyaca ünlü şarkıcı)
  3. Ben Affleck (Batman filminin başrol oyuncusu)
  4. Hugh Jackman (Su orucuna en çok inanan ünlü)
  5. Kourtney Kardashian
  6. Terry Crews
  7. Miranda Kerr
  8. Jimmy Kimmel
  9. Chris Hemsworth
  10. Benedict Cumberbatch

Kaynak: https://superfastdiet.com/celebrity-fasters/

Araştırmadan çıkan sonuçlar

  • 3 günlük açlık orucu (açlık diyeti, su diyeti) bağışıklık sisteminin yenilenmesini sağlayabiliyormuş.
  • Açlık diyeti, kemoterapinin yan etkilerini azaltabiliyor ve bu özelliği ile kanser hastalarının tedavisi için yeni araştırmalara yol gösterici olabilirmiş.
  • Açlık orucunun en iyi tarafı, doktor kontrolünde yapıldığında vücut sağlığını olumsuz etkileyecek bir veri bulunamamış.
  • Açlık diyeti, doktor kontrolünde yapılmalıymış.
  • Makalede yayınlanan verilerin, daha çok araştırma ve farklı ortamlarda da tekrarlanması gerekiyormuş.
  • Açlık diyetinin doğru olmadığını savunan bilim adamları da bulunuyor.
  • Aç kalarak kanseri yenmek, 72 saat aç kalmak suretiyle, bazı durumlarda mümkünmüş.
  • Dünyada 36 saatlik oruç ile zayıflama, 7 günlük su orucu, 10 günlük ve 21 günlük açlık orucu gibi kavramlar bulunmaktadır. Şifa orucu olarak da isimlendirilir.

AÇLIK ORUCU İLETİŞİM FORMU

(Açlık orucu hakkında, danışmak istediklerinizi sorabilirsiniz.)


    Siz hiç 3 günlük açlık orucu yaptınız mı? Konu ile ilgili siz ne düşünüyorsunuz? Sorularınız varsa bize aşağıdaki bölümden yazabilirsiniz. Bizler cevaplayamasak da açlık orucu konusunda tecrübeli kişiler ile fikir paylaşımı yapılabilir.