Kategoriler
Obezite Obezite Diyetleri

Düğün Diyeti (Düğün Öncesi Zayıflama 2020)

Düğün diyeti, bazı yerlerde gelin diyeti olarak da bilinmektedir. Fakat evlilik müessesesinde erkek tarafı da bulunduğu için aynı zamanda damat diyeti olarak da isimlendirilebilir.

Düğün için zayıflama konusunda değerli bilgiler hazırladık. Alışılmıştan uzak, tamamen hedefinize yöneliktir. Hem de çok kısa bir sürede… 2-3 ay öncesinden yapılabilen bir diyet ile 20-30 kiloya kadar kilo verimine yol açabilir.

2020 düğün sezonu yaklaşmasıyla beraber yaz döneminde nişanı, düğünü ve kınası olanların diyete başlaması için en iyi zamandayız. Sitemizin genel kilo verme prensibine riayet ederek kısa zamanı kalanlar için biraz daha sıkı bir program uygulama gerekebilir. 1 haftada 1-2 kilo kadar zayıflayabilmek için ufak tüyolar bulacaksınız.

Düğün diyeti ile zayıflama
Düğünden önce bir diyet yapan ve formuna kavuşan bu gelin adayı gibi olmak mümkün.

Düğün Diyeti Yaparken Yapılan 10 Hata

Kilo vermek, oldukça zorlayıcı bir süreç olabilir: Zayıflama ipuçları ile donanmış olsanız bile, delicesine meşgul olduğunuzda, zayıflama hedeflerinize odaklanmak zor olabilir. Diyetisyenler bu engellerin hepsini iyi bilirler, ancak bu da müşterilerinin onlardan kurtulmalarına nasıl yardımcı olacağını bildikleri anlamına gelir.

Onların uzmanlığından yola çıkarak, kilo vermek için uğraşırken karşılaşacağınız en yaygın 10 hatayı sizler için sıraladık.

1. Yiyemediklerinize odaklanmak

Bir kilo kaybı yolculuğu yapmaya başlayan pek çok insan, şeker yok, alkol yok, tatlı yok, ekmek yok, peynir yok gibi neye sahip olamadıklarına odaklanırlar. Düğün diyeti için okurlarımıza sahip olabileceklerine odaklanmalarını ve bu doğrultuda besleyici ve sağlıklı gıdaları tüketmelerini öneriyoruz.

2. Her şey ya da hiçbir şey tutumu benimsemek

Sevdiğiniz yiyecekleri tamamen ortadan kaldırmayın. Kilo vermeye çalışan çok fazla insan, her şey ya da hiçbir şey şeklinde bir tavır geliştiriyor. Oysa bu düşünce tarzı, uzun vadede zararlı olabilir. Düğün diyeti yaparken, sevdikleri gıdaların birinden kendilerini mahrum bırakmak yerine, onları sağlıklı bir şekilde diyetlerine nasıl katacaklarını öğrenmelidirler.

3. Düğün diyeti için sağlam bir plana sahip olmamak

Katı, gerçekçi olmayan bir plana sahip olmak bir hatadır. Bunun yerine, insanlar, başarı için küçük, zorlu ve erişilebilir aksiyon adımları atarak kendilerini geliştirmelidirler. İlk hafta için birkaç ulaşılabilir ve belirli hedeflerle başlayın. Onları başardıktan sonra, ek hedeflerle devam edin.

4. Bir gıda grubunu tamamen kesmek

İnsanlar kilo vermeye çalıştıklarında genellikle karbonhidrat ya da et gibi bütün bir gıda grubunu keserler, ancak bu genellikle dengesiz bir diyetle sonuçlanır. Bu tarz diyetler, makro ve mikro besin yapı maddelerinde eksikliklere neden olur.

5. Yemekleri sıvılarla yer değiştirme

Sebze suları ve smoothieler şu an çok popüler ve çoğu kişi bunları yemek yerine kullanıyorlar. Ne yazık ki, çoğu zaman bu içecekler doğru besin karışımlarından oluşmuyor. Sebze suları; lif ve protein içermez ve smoothieler genellikle meyve suyu, tatlandırıcılar ya da çok fazla meyve şekeri ile doludur.

6. Düğün diyeti yaparken çok az kalori tüketmek

Kalori saplantılı bir kültürde yaşıyoruz. Bu anlamda kalori takibi ile birlikte, çoğu kez daha sağlıklı bir yaşama yönelik değil, daha fazla kilo vermek için pek çok besin maddesini vücudumuzdan yoksun bırakıyoruz. Düğün diyeti için bu konuya dikkat edilmeli.

7. Sağlıklı yağlardan uzak durmak

Birçok kişi 70’lerin, 80’lerin ve 90’lı yılların yağ-fobik günlerine dayanan düşük yağlı ya da yağ içermeyen bir beslenme şekline bağlı olarak devam ediyor. Doyma hissi ve tatmini açısından yardımcı olduğu için orta seviyede bir yağ miktarı tüketmek önemlidir. Bu açıdan, her yemeğiniz, fıstık, tohum, sıvı yağlar, avokado, yağlı balık, soya ve süt ürünleri gibi şekillerde sağlıklı yağlar içermelidir.

8. Yeterince su içmemek

Bu alışkanlığın değiştirilmesi sağlığınıza yardımcı olmanın en kolay yollarından biridir. Araştırmalar, su içmenin ya da bir yemekten önce su bakımından zengin bir salata veya et suyu bazlı bir çorba tüketiminin, yemek sırasında ne kadar yediğinizin azaltılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca vücudun sulu kalmasında ve stresle beslenmeye yol açabilecek baş ağrılarını önlemeye yardımcı olduğunu gösteriyor.

9. Hafta sonlarını sağlıklı yeme rutininden çıkarmak

Hafta sonları işe gitmediğiniz zamandır. Bu nedenle, hafta sonlarını diyetinizden değil işinizden ayrı geçireceğiniz zamanlar olarak değerlendirmeniz gerekir.  Elbette, yine de eğlenip hafta sonları yemek yemeye gidebilirsiniz, ancak yiyecek veya içecekle en uç noktalara gitmemek konusunda kendinize özen gösterin. Hatta boş günlerinizde bile dikkatli bir şekilde yiyin.

10. Düğün diyeti için zayıflama haplarına güvenmek

Kilo verme endüstrisi çok başarılı çünkü hızlı bir şekilde iyi bir görünüme kavuşmak için çok umutsuz durumdayız. Düğün diyeti için zayıflama hapı kullanmayın! Uzun süreli etkili kilo verme becerisi, sadece bedenlerimizi uyandırma konusunda düşündüğümüz yolu değiştirmektir. Yiyecekleri günlük yaşam için yakıt olarak düşünmemiz ve onu en iyi şekilde yakmamız gerekir.


Gelin ya da damadın yakınlarından da acilen kilo vermek isteyenler olabilir; kayınpeder, kayınvalide, elti, görümce, enişte, baldız gibi. Tabii siz fit bir vücuda kavuşmalısınız ki düğündeki en öne çıkan kişi siz olabilin.

Obez bir gelinin babası
Obez bir gelinin babası.

Düğün diyeti yapan bir yabancı gelinin, öncesi ve  sonrası fotoğrafları… Kadınlar düğünlere her daim hazırlar. Bakalım imzayı attıktan sonra süreç nasıl olacak 🙂

Diyet yapan bir gelin
Diyet yapan bir gelin

Düğün yapan şişman bir çift. Her ne kadar biz bu halimizle mutluyuz deseler de sağlık problemlerinin baş göstermesi, çocuk düşünmeye başlamayalarıyla gün yüzüne çıkabilir. Bu çift için de gelin diyeti ve damat diyeti gerekebilir.

Şişman bir düğün çifti
Şişman bir düğün çifti

Tabii ki obez ya da şişman gelinler de yok değil. İlla ki zayıflamak zorunda da değilsiniz ama zayıflanması ilk izlenim açısından iyi olur.

Obez bir gelin
Obez bir gelin ve büyük beden bir gelinlik.

Özetle

  • Düğünde en çok göz önünde olacak ve sözü edilecek kişi gelinler olduğu için, bu dönemde inanılmaz azimli gelin adaylarını görebilirsiniz. Yüzlerce kişi belki de sizi ilk kez görecek.
  • Düğün bir hedeftir. Düğün, söz, nişan, kına kısa vadeli hedeflerdir. Bir olayın gerçekleşmesi için de kısa ve uzun vadeli hedefler gerekmektedir.
    Hedefi olan insandan korkun! Ülkemizin en büyük sıkıntısı hedefsizliktir. Ülkemizdeki insanların, yapılan araştırmalarda %95 oranında, ileriye dair hiçbir hedefinin olmadığı ortaya konmuştur. Ama hedef belli olduktan sonra da bizden daha iyisini bulamazsınız.
  • Çok su içmeyin! Düğün öncesinde çok su içmenizin size hiçbir faydası olmayacaktır. Bol bol terletecektir ve karnınızın gereksiz şişmesine neden olacaktır.
  • Erkeklerin, yani damatların boyutu ile de ele alalım diyet sürecini. Ona da tavsiyelerde bulunun.
  • Düğün için kilo alma kısmı da önemli. Bazı kişiler de çok zayıf olmaktan yakındıkları için düğün diyetlerinde, kilo alma hedefini kendilerine koyarlar.
  • Düğünden önce, salon görevlilerinin size verdiği yemeği çok fazla yemeyin! Özellikle kızlar dikkatli olun.
    Bu yemeği yemezseniz, hiçbir şey kaybetmezsiniz. Düğünün hengamesinde, yemek yemeye vakit kalmayacağı için sizlere düğün öncesinde yemek yedirmeye çalışanlara aldırmayın. O yemeği yemeyin!
  • Düğün işlemleri için zaten sürekli olarak koşturulduğu için, ekstradan bir egzersiz programına gerek duyulmaz. Kilo verme derdinde olmayan kişilerin bile bu süreçte kilo verdiği görülür.
  • Damat stresten, mali anlamdaki sıkıntılardan dolayı erir biter 🙂

Düğün diyeti ile ilgili sayfamızı sürekli güncel tutmak istiyoruz ve bu konuda destek isteyenler de bizlere ulaşabilir. Detaylı bir diyet programı hazırlanacaktır. Düğün diyeti 10 günde 10 kilo gibi bir iddiamız olmasa da düğünü halledebilecek kadar güzel bilgileri bulabileceksiniz. Bayanlara özel bir hediye yazımız bulunmaktadır. Gelin Diyeti, Gelin Diyeti Nasıl Yapılır?

Kaynak:

http://www.herworld.com/weddings/wedding-advice/wedding-diet-10-biggest-mistakes-brides-make

Kategoriler
Harvard Obezite Serisi Obezite

Bebeklerde Obezite: Gebelik Süreci ve Obezite

Bebeklerde obezite konusunda gebelik süreci önemli midir? Bebeklerde fazla kilo nedenleri nedir? Anne sütü ya da mama obezite yapar mı? Artık 3-4 yaşlarındaki çocuklarda dahi obezite ve aşırı kilo gözlenmektedir. Dolayısıyla bebeklerde obezite riski olmaması için önlemler daha erken alınmalı.

Bunun nedeni, kilolu geçirilen gebelik midir? Hamilelikte annenin şişman olması, bebekte kiloya yol açar mı? Bu yazımızda bilimsel araştırmalar ışığında, hamilelik ve bebeklerde obezite riskini inceleyeceğiz.

Bebeklerde Obezite Nedenleri

Önceleri, talihsiz bir kadere sahip olmakla ilişkilendirilen bebeklerde obezite, aslında çok daha derin ve karmaşık kökenlere sahiptir. Genler, tıpkı çevre ve gen-çevre etkileşimlerinde olduğu gibi, bireylerin fazla kilo alma eğilimleri konusunda açıkça rol oynamaktadır.

Rahim içi çevresinde başlayarak, yaşamın ilk yılları devam eden erken dönem etkileri, yaşam süresi boyunca kilo alma  ve yağlanmayı şekillendirmektedir.

Yüksek doğum ağırlığının obezite, diyabet ve diğer yetişkin hastalıklarıyla ilişkili olduğunu gösteren sonraki veriler bulunmaktadır. Doğum öncesi hazırlık ve öngörü sürecini de kapsayan, fetüs ve bebeğin gelişimini etkileyen “gelişimsel kökenler hipotezi”nin yayılmasına yardımcı olmuştur.

Bu dönemleri, her birinde çocukluk ve yetişkinlikte görülen obezite üzerinde önemli etkilere sahip bazı faktörler ortaya çıkmaktadır. Bu makale, yetişkinlerin ağırlıkları ve obezite gelişimiyle ilgili, doğum öncesi ve erken dönemin bazı temel etkilerini özetlemektedir. 1980’lerde İngiliz epidemiyoloji uzmanı David Barker ve meslektaşları tarafından yürütülen bu araştırma, kronik hastalıkların “fetal köken hipotezi” olarak büyük ilgi çekmiştir.

Onlar, bu araştırmaya doğrultusunda sundukları hipotez dâhilinde, koroner kalp hastalığı, tip 2 diyabet, inme/felç, hipertansiyon ve diğer kronik hastalıkların kısmen fetal yaşam ve bebeklik dönemindeki yetersiz beslenme nedeniyle geliştiğini ileri sürdüler.

Obezite Oluşumunda Prenatal (Doğum Öncesi) Etkiler

Bebeklerde obezite
Bebeklerde obezite

Uterusun sıcak, besleyici ve hormon bakımından zengin ortamı cenin gelişimi üzerinde derin etkiye sahiptir.

Gelişim sürecinin kritik veya hassas periyotlarındaki ve rahim içi ortamdaki kısa veya dalgalı değişiklikler ile daha uzun vadedeki değişiklikler, geri dönüşü olmayan ve ömür boyu sürecek sonuçlara neden olabilir.

Bu doğrultuda, bebeğin beslenmesi ve ileri dönem hayatındaki sağlığını şekillendiren 3 değiştirilebilir doğum öncesi faktör ortaya çıkmaktadır.

  • Gebelik sürecinde annenin sigara tüketim alışkanlıkları
  • Gebelik sürecinde annenin aldığı kilo
  • Gebelik sürecinde annenin kan şekeri seviyesi, özellikle gebeliğe bağlı (gestasyonel) diyabet geliştirip geliştirmediği.

Annenin yaptığı gebelik diyetinin, aynı zamanda fetüsün gelişi ve doğum ağırlığını etkilemesi sezgisel bir anlayış oluştursa da, bu yöndeki kanıtlar tutarsızdır.

Sigaranın Bebeklerde Obezite İçin Etkisi

Gebelik sırasında sigara içmek fetal büyüme oranını yavaşlatmakla birlikte, hamilelikte sigara içen kadınların çocuklarının obez olma ihtimali, sigara içmeye kadınların çocuklarına göre daha yüksektir.

14 çalışmanın meta-analizinde, gebelik sırasında sigara içilmesi, çocukluk çağındaki şişmanlık riskinin yüzde 50 daha yüksek olmasıyla işkillendirildi. Çocukların obezite durumlarının incelendiği araştırmaların çoğu 3 – 7 yaş aralığındaki çocukları incelerken, bir araştırma 14 yaşı baz almış. Bir diğeri ise çocukları genç yetişkinlik dönemine kadar takip etmiştir.

Gebelikte Kilo Alma ve Çocukluk Çağı Obezite Riski

Hamilelik sırasında aşırı kilo artışı, günümüzde, Tıp Enstitüsü’nün ilk kez, gebeliğe bağlı kilo alımı için öneriler sunduğu 1990 yılından daha sık görülmektedir. Ek olarak, pek çok gebeliğe aşırı kilolu ya da obez olarak başlamaktadır.

Bu endişe verici değişiklikler, bir zamanlar Tıp Enstitüsü tarafından normal kabul edilen kilo alma değerlerinin aslında çocuklukta obezite riskini arttırdığını gösteren yeni kanıtlar doğrultusunda, hamilelik süresince sağlıklı kilo alımının nasıl olacağı yönünde çalışmaları harekete geçirmiştir.

Boston bölgesinde yapılan ve 2000 kadın ve çocuğunu hamileliğin başlangıcından itibaren takip etmeye başlayan Viva projesi bu noktada bir örnek olup,  adaylar, erken ergenlik dönemine kadar incelenmeye devam edilecektir. Araştırmacılar, bu gruptaki verileri kullanarak, annenin 1990 yılında Tıp Enstitüsü kılavuzlarında tanılanan hamilelik süreci kilo alım değerleri ile çocuğun 3 yaşındaki obezite riski arasındaki ilişkiyi değerlendiriştir.

Hamilelik döneminde aşırı kilo alan kadınların çocuklarında, yetersiz kilo alan kadınların çocuklarına kıyasla, 3 yaş döneminde aşırı kilolu olma riskinin 4 kat daha fazla olduğu görülmüştür. O dönemde yeterli bir ağırlıkta olduğu kabul edilen kadınlar bile, yetersiz ağırlıkta olan kadınların çocuklarından, 3 kat daha yüksek obezite riskine sahip çocuklar doğurmuşlardır.

Gebelikte Alınan Kilolar Bebeği Şişmanlatıyor

Son zamanlarda, 1989 ile 2003 yılları arasında Michigan ve New Jersey’de kardeş doğumlarının yapıldığı bir popülasyonun baz alındığı grup çalışmasında, 513.501 kadın ve 1.116.750 çocuk incelenmiş ve sonuçta gebelikte kilo alımı ve doğum ağırlığı arasında tutarlı bir ilişki olduğu belirtilmiştir.

Gebelik döneminde 18 – 22 arası kilo alan kadınların bebekleri ile karşılaştırıldığında, 53 kilodan fazla kilo alan kadınların bebeklerinin doğum ağırlığının daha fazla olduğu ve ikiz doğumlarda 8,8 kilonun üzerine çıkmalarının daha olası olduğu tespit edilmiştir.

Bu araştırmalara ve diğer kanıtlara dayanarak, Tıp Enstitüsü (IOM) doktor ve uzmanları tarafından obez olan kadınlara yönelik hamilelik süresince hedeflenen kiloya ulaşmaları için yeni yönergeler sunulmuştur.

Buna göre, örneğin, gebelik öncesinde vücut kitle indeksi normal aralıkta olan ( 18,5 ile 24,9 arası) kadınlar 25 – 30 kilo almalıyken, 25,0 ile 29,9 arasında olan kadınlar 15 – 25 kilo, BMI değeri 30 ya da daha yüksek olanlar ise sadece 11 – 20 kilo almalıdırlar.

Gebelik Şekeri ve Bebeklerde Obezite

Gebelik sürecinde kazanılan ağırlık öncelikli olarak yağ dokusu olmaktadır.  Yağ dokusunun çoğalması genellikle gebeliğin ortasında başlayan relatif insülin direnci durumuna eşlik eder. Bu uyarlanabilir yanıt, glikoz ve diğer yakıtların plasenta üzerinden daha verimli aktarılmasını sağlar, böylece fetüs büyür.

Fakat fetüsün yüksek kan şekeri ve yüksek insülin dönemlerine tabi tutulması da mümkündür. Bunlar, doğumda genellikle daha büyük boyutta olan vücut yağının artmasına neden olabilir. Çoğu çalışma, doğum ağırlığının doğrudan BMI’dan daha ileri derecede ilişkili olduğunu göstermektedir, bu nedenle bir annedeki gebelik diyabeti çocuğunda obezite oluşumuna katkıda bulunabilir.

Gestasyonel Diyabet Obeziteyi Artırıyor

Gerçekten de, iki Amerikan sağlık planında 5-7 yaş arasındaki çocuklar arasında, anneleri gebelik haftası için diyabetik olanlar için yüksek ağırlık riski, anneleri diyabetli olmayan çocuklar ile karşılaştırıldığında artış gösterdi. Anneleri gestasyonel diyabet tedavisi gören çocuklar arasında, anneleri daha az şiddetli glikoz intoleransı olan çocuklarınkine eşit derecede daha düşük risk taşıyordu.

Bu veriler, gestasyonel diyabet tedavisinin çocuklukta şişmanlık riskini azaltabileceğini düşündürse de, anneleri gestasyonel diyabet tedavisi denemesine katılan 4-5 yaş arası çocuklarla ilgili daha yakın tarihli bir araştırmada, hafif gestasyonel diyabet için tedavi görmüş ve görmemiş kadınların çocukları arasında obezite oranları arasında fark bulunamamıştır.

Jüri, gestasyonel şeker hastalığının çocuklukta şişmanlığa neden olduğu fikrini dışarda tutsa da, ancak gebelik diyabetinin önlenmesi ve tedavisi bebeğe başka yollarla da yarar sağlamaktadır.

Doğum Sonrası Etkiler ve Obezite

Çevresel etkiler doğumla birlikte bitmez. Bunun yerine, annenin genleri, yaşam biçimi ve fizyolojisi tarafından kontrol edilen küçük ve sınırlı bir alandan, eşit etkilere sahip sınırsız bir ortama geçerler. İleri yaşamda ağırlığı etkileyen üç değiştirilebilir faktör şu şekilde sıralanmıştır.

  • Bebeğin kilo alma hızı
  • Bebeğin emzirilme süresi (Türkiye’de ilk 6 ay sadece anne sütü alma oranı sadece %10)
  • Bebeğin uyku süresi

Bebeklerde Obezite Riski

Doğumdan sonraki ilk hafta ya da aylarda hızlanan kilo artışı, hayatın ilerleyen dönemlerindeki yüksek vücut kitle indeksi (BMI) ve obezite ile ilişkilidir. 2005 yılında Baird ve meslektaşları tarafından gerçekleştirilen sistematik araştırmada, bebek ve çocuklardaki kilo alma durumları ve ileri dönem obezite riskine ilişkin 10 çalışma incelenmiştir.

Bu 10 araştırmanın 7’si ilk dönemlerde hızlı büyüme gösteren bebeklerin, normal büyüme gösteren bebeklere göre, ilerleyen dönemdeki obezite riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.

Emzirme ve Obezite Riski

Anne sütü ve bebeklerde obezite
Anne sütü ve bebeklerde obezite

Anne sütü ile beslenmeye (emzirme) başlanması ve süresi, her ne kadar tartışmalı bir konu olsa da, ilerleyen dönemlerde obezite gelişimini etkileyebilmektedir. Emzirme ve biberonla beslenme karşılaştırmasını içeren 2 meta analizinde, emzirmenin yüzde 13 – 22 arası bir değerde ileri dönemde görülen obezite riskini azalttığı ortaya çıkmıştır.

Diğer yandan anne sütü alma süresi de önemi olabilmektedir. Emzirme süresi ile ilgili yapılan 17 araştırmanın meta analizinde, bebeklerin emzirildiği her bir ek ay için, ilerleyen dönemlerdeki obezite riskinin yüzde 4 azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Emzirme ve obezitenin benzer sosyoekonomik ve kültürel faktörlerden etkilenebileceği söz konusu olduğundan, emzirmenin tek başına obeziteyi önlediği kesin değildir. Her ne kadar, emzirmenin çocuklukta şişmanlığa karşı koruma sağladığı yönünde tartışmalar devam ediyorsa da, emzirmenin anneler ve bebekleri açısından kanıtlanmış pek çok faydası vardır ve bu faydaların çocukluk ve obezite ilişkisinden bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bebek Uyku Süresi ve Obezite Riski

İlgi çekici araştırma, yetişkinlerde kısa uyku süresi ve kilo artışı arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, benzer bir ilişki bebekler için geçerli olabilir. 915 çocukla gerçekleştirilen tahmini değerlere dayalı bir grup çalışmasında, günde 12 saatten daha az uyuyan bebeklerin, günde 12 saatte fazla uyuyan bebeklere göre, 3 yaşında aşırı kilolu olma riskini 2 kat daha fazla taşıdığına ulaşıldı.

Bebeklerde daha kısa süreli uyku süresi ilişkili faktörler arasında gebelik sırasında annenin yaşadığı depresyon, katı gıdalara erken başlanması (4. aydan önce) ve bebek/çocukların televizyon izlemesi yer almaktadır.

Doğum Öncesi ve Sonrası Faktörler Obezite Riskini Artırır

Obezitenin prenatal ve post-natal belirleyicileri yaşam süresince farklı zamanlarda çalışsalar da, ilave ya da sinerjik etkilere sahiptirler. Bu açıdan ileri yaşam sürecinde gelişimsel etkilerin obezite üzerindeki etkisinin ölçümlenmesinde birlikte düşünülmeleri gerekir.

Gilman ve arkadaşları, Viva Projesinde kayıtlı 100 anne – çocuk çifti verilerinden yararlanarak, hamilelik sürecinde annenin sigara içmesi, gebelikte kilo alımı, emzirme süresi ve 3 yaşına kadar olan dönemde bebek-çocuk uykusu gibi değiştirilebilir dört faktörün obezite gelişimi üzerindeki etkisini modellemiştir.

Bu dört faktörde en uygun seviyeye sahip olan çocuklar (hamilelik sürecinde anneleri sigara içmeyen ve fazla kilo almayan, en az bir yıl emzirilen ve ortalama bir gecede en az 12 saat uyku uyuyan) arasındaki tahmin edilen aşırı kilolu olma hali yüzde 6 olmuştur.

Diğer yandan dört faktörün tamamında olumsuz düzeye sahip olan çocuklar arasında, 3 yaşında aşırı kilolu olma ihtimali yüzde 29’dur. Elde edilen bu aralık değerleri, hedeflenen müdahalelerin, çocukluk çağı obezitesini ve ilerleyen dönemlerdeki sonuçlarını önemli ölçüde azaltabileceğini göstermektedir.

Bebeklerde obezite nasıl önlenir?

Hamilelik ve hamilelik öncesi sağlıklı davranışlar bebeklerde obezite için önlem olabilir..

Gebelik öncesi ve hamilelik sırası rahimde geçirilen dönemde beslenme ve diğer yaşam tarzı faktörleri gibi hayat döngüsüne etki eden durumlar, sonrasında doğumda, çocukluk döneminde ve hatta yetişkinlik evresinde bireylerin ağırlığı üzerinde derin etkiler yaratmaktadır.

Bu açıdan, bu dönemler iki nedene bağlı olarak müdahale açısından en uygun zamanlardır. Bu nedenlerden ilki, kadınların hamileliğe hazırlık sürecinde ve hamile kaldıkları sırada sağlıklı bir bebeğe sahip olma olasılıklarını arttırmak için yaşam tarzı değişiklikleri yapma konusunda daha istekli olabilirler. Yanı sıra, doğumdan sonra birçok kadın sağlıklı bir bebek yetiştirmek için hayatlarında önemli değişiklikler yapmaya hazırdır.

Bebeklerde Obeziteyi Önlemek için Öneriler

İşte, klinik tedavi uzmanlarının, doğurganlık çapındaki kadınlara kendi sağlıkları ve çocuklarının daha iyi yetişmesi, ayrıca, bebeklerde obezite salgınının sınırlanması için verdikleri 5 önemli mesaj:

  1. Hamilelik öncesi sağlıklı bir kilo potansiyeline sahip olmaya çalışın.
  2. Hamilelik süresince sigara içmeyin.
  3. Hamilelik sırasında, makul derecede kilo almayı hedefleyin.
  4. Emzirin. (Tercihen 4–6 ay süresince başka sıvılar olmaksızın ve en az 12 ay süreli olarak emzirme önerilmektedir.)
  5. Bebeğin yaşamının ilk birkaç yılında, yeterli seviyede uyumasını sağlayın.

Referanslar

    1. Barker DJ. Mothers, Babies, and Health in Later Life. (Anneler, Bebekler ve İleri Yaşam Sürecinde Sağlık) Edinburgh; New York: Churchill Livingstone, 1998.
    2. Barker DJ. The developmental origins of adult disease. (Yetişkin hastalığının gelişimsel kökenleri) J Am Coll Nutr. 2004; 23:588S-595S.
    3. Oken E, Levitan EB, Gillman MW. Maternal smoking during pregnancy and child overweight: systematic review and meta-analysis. (Hamilelik döneminde annenin sigara içmesi ve çocuk şişmanlığı: sistematik inceleme ve meta-analiz.) Int J Obes. (Lond) 2008; 32:201-10.
    4. Institute of Medicine. Nutrition during pregnancy: part I: weight gain, part II: nutrient supplements. (Gebelikte Beslenme: Bölüm I: Kilo Artışı, Bölüm II: Besin takviyeleri) Washington, D.C.: National Academy Press, 1990.
    5. Oken E, Taveras EM, Kleinman KP, Rich-Edwards JW, Gillman MW. Gestational weight gain and child adiposity at age 3 years.( Gestasyonel kilo alımı ve 3 yaşındaki çocuk adipozitesi) Am J Obstet Gynecol. 2007; 196:322 e1-8.
    6. Ludwig DS, Currie J. The association between pregnancy weight gain and birthweight: a within-family comparison. (Gebelikte kilo alımı ile doğum ağırlığı arasındaki ilişki: aile içi karşılaştırma) Lancet. 2010; 376:984-90.
    7. Institute of Medicine. Weight gain during pregnancy: reexamining the guidelines. (Hamilelikte kilo alma: kılavuzların yeniden incelenmesi) Washington, D.C.: National Academy Press, 2009.
    8. Gillman MW, Rifas-Shiman S, Berkey CS, Field AE, Colditz GA. Maternal gestational diabetes, birth weight, and adolescent obesity. (Gebelik dönemi gestasyonel diyabet, doğum ağırlığı ve ergenlik dönemi obezitesi) Pediatrics. 2003; 111:e221-6.
    9. Parsons TJ, Power C, Logan S, Summerbell CD. Childhood predictors of adult obesity: a systematic review. (Çocuklukta yetişkinlerin obezitesinin öngörücüleri: sistematik bir gözden geçirme) Int J Obes Relat Metab Disord. 1999; 23 Suppl 8:S1-107.
    10. Rogers I. The influence of birthweight and intrauterine environment on adiposity and fat distribution in later life. (Doğum ağırlığı ve rahim içi ortamın sonraki yaştaki yağ dağılımı ve yağ dağılımı üzerine etkisi) Int J Obes Relat Metab Disord. 2003; 27:755-77.
    11. Hillier TA, Pedula KL, Schmidt MM, Mullen JA, Charles MA, Pettitt DJ. Childhood obesity and metabolic imprinting: the ongoing effects of maternal hyperglycemia. (Çocuklukta obezite ve metabolik baskı: maternal hipergliseminin devam eden etkileri) Diabetes Care. 2007; 30:2287-92.
    12. Gillman MW, Oakey H, Baghurst PA, Volkmer RE, Robinson JS, Crowther CA. Effect of treatment of gestational diabetes mellitus on obesity in the next generation. (Gestasyonel diabetes mellitus tedavisinin sonraki kuşaktaki obezite üzerine etkisi) Diabetes Care. 2010; 33:964-8.
    13. Whitaker RC. Predicting preschooler obesity at birth: the role of maternal obesity in early pregnancy. (Doğumda anaokulu obezitesini öngörmek: erken gebelikte maternal obezitenin rolü) Pediatrics. 2004; 114:e29-36.
    14. Gillman MW. Developmental origins of obesity. (Obezitenin gelişimsel kökenleri) In: Hu FB, ed. Obesity Epidemiology. New York: Oxford University Press, 2008; 399-415.
    15. Baird J, Fisher D, Lucas P, Kleijnen J, Roberts H, Law C. Being big or growing fast: systematic review of size and growth in infancy and later obesity. (Büyük olmak veya hızlı büyümek: bebeklik döneminde ve sonrasında obezite boyutunun ve büyümesinin sistematik olarak gözden geçirilmesi) BMJ. 2005; 331:929.
    16. Harder T, Bergmann R, Kallischnigg G, Plagemann A. Duration of breastfeeding and risk of overweight: a meta-analysis. ( Emzirme süresi ve şişmanlık riski: meta analizi) Am J Epidemiol. 2005; 162:397-403.
    17. Arenz S, Ruckerl R, Koletzko B, von Kries R. Breast-feeding and childhood obesity-a systematic review.( Emzirme ve çocujluk çağı obezitesi: sistemtik araştırma)  Int J Obes Relat Metab Disord. 2004; 28:1247-56.
    18. Owen CG, Martin RM, Whincup PH, Smith GD, Cook DG. Effect of infant feeding on the risk of obesity across the life course: a quantitative review of published evidence. (Bebek Beslenmesinin Yaşam Süresinde obezite riski üzerine etkisi: yayınlanmış kanıtların nicel bir incelemesi.) Pediatrics. 2005; 115:1367-77.
    19. Patel SR. Reduced sleep as an obesity risk factor. (Azaltılmış uyku obezite risk faktörü)  Obes Rev. 2009; 10 Suppl 2:61-8.
    20. Taveras EM, Rifas-Shiman SL, Oken E, Gunderson EP, Gillman MW. Short sleep duration in infancy and risk of childhood overweight. (Bebeklik döneminde kısa uyku süresi ve çocukluk dönemi nde şişmanlık) Arch Pediatr Adolesc Med. 2008; 162:305-11.
    21. Nevarez MD, Rifas-Shiman SL, Kleinman KP, Gillman MW, Taveras EM. Associations of early life risk factors with infant sleep duration. (Erken dönem risk faktörlerinin, bebeklerin uyku süresi ile ilişkisi)  Acad Pediatr. 2010; 10:187-93.
    22. Gillman MW, Rifas-Shiman SL, Kleinman K, Oken E, Rich-Edwards JW, Taveras EM. Developmental origins of childhood overweight: potential public health impact. (Çocuklarda aşırı kilonun gelişimsel kökenleri: potansiyel halk sağlığı etkileri)  Obesity (Silver Spring). 2008; 16:1651-6.

Sonuç olarak;

Bebeğim çok kilolu, obez bebeklerde beslenme nasıl olmalı? Diyorsanız bu bilimsel makale, size yol gösterici olabilir. Tabii ki çocuk doktorunuza danışmadan böyle bir program uygulamayınız lütfen.

Gebelik esnasında nasıl bir beslenme, bebeklerde obezite hastalığını ve oluşumunu engeller? Hamilelik esnasında, sağlıklı beslenmenin yollarını arayanlar için de, bu tarz sorulara cevap aramaya çalıştık.

Kategoriler
Obezite

Çocuklarda Obezite

Çalışmaya göre çocuklarda obezite ve çocukluk çağı obezitesi giderek kötüye gidiyor. Birkaç yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’ndeki küçük çocuklar arasında obezite oranları gerileme eğiliminde iken, yeni bir analiz, henüz bu konuyla ilgili kutlama zamanının olmadığını gösteriyor. (Çocuğum obez mi hesaplama aracı ile çocuğunuzdaki obezite durumunu görebilirsiniz.)

Çocuklardaki ve gençlerdeki obezitenin istikrarlı kaldığı ya da azaldığını bildiren önceki bazı raporlara rağmen, çalışma 1999 ile 2016 yılları arasında düşüş olduğuna dair herhangi bir kanıt bulamamıştır. Pediatri dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, 2013 yılından bu yana 2 ila 5 yaş arasındaki çocuklarda şiddetli obezitede belirgin bir artış vardı.

Çocuk obezitesi
Çocuklarda obezite

Bir sağlık hizmetleri araştırmacısı ve Durham, Kuzey Carolina, Duke Üniversitesi’nde doçent profesör olan çalışmanın ilk yazarı Asheley Skinner, “Birkaç yıl önce, obezite oranlarının okul öncesi yaştaki çocuklar için düşüş gösterebileceğine dair bazı umutlu kanıtlar vardı. Ne yazık ki, aynı yaş grubuna yönelik verilerimiz, bu gerilemenin tersine döndüğünü gösteriyor” dedi.

Skinner, “Bu, ille de şaşırtıcı değil, ama ümit kırıcı, çünkü çocukların sağlığını iyileştirme çabalarımızın ülke geneline yayılmadığını söylüyor” dedi. “Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye erişimi artırmamız ve bunu anne-babaların stresli yaşantıları olduğunun farkına vararak yapmamız gerekiyor.” Obezite; bir kişinin fazla vücut yağına sahip olması ve diyabet, kalp hastalığı, felç, artrit ve hatta bazı kanserler açısından artan risk altında olduğu anlamına gelmektedir.

ABD’de, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre, 1970’lerden beri obeziteden etkilenen, çocukların ve gençlerin yüzdesi 3 katına çıktı. Yaklaşık 5 çocuktan ve gençten 1 tanesinin obez olduğu tahmin edilmektedir. Ancak obezite sadece bir Amerikan sorunu değildir. (Türkiye dahil neredeyse tüm dünyanın ortak en büyük sağlık sorunu, çocukluk obezitesidir.)

Çocukluk çağı obezitesi
Bebeklikte obezite, çocuklukta obezite olarak kendini göstermektedir.

Birleşik Krallık’ ta, obezitenin 10 ila 11 yaşlarındaki her beş çocuğun birinde etkilediği tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre DSÖ, Afrika bölgesindeki aşırı kilolu ya da obez çocukların sayısı 1990 ila 2016 arasında 4 ila 9 milyona yükselmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine (DSÖ) göre, dünya genelinde, aşırı kilolu veya obez bebeklerin ve 5 yaşına kadar olan küçük çocukların sayısı aynı dönemde 32 milyondan 41 milyona yükseldi. Yeni çalışma, 1999-2016 yılları arasında ABD çapında, CDC Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi’nden alınan obezite oranları hakkındaki verileri kullandı.

Araştırmacılar, 2-19 yaş arasındaki çocuklardaki aşırı kilo ve obezite prevalansını yakından inceleyerek verileri analiz ettiler. Sonuçta, 1999 yılından bu yana, obezitenin sürekli artan eğilimini buldular; 2015-2016 yılları arasında, önceki yıllara kıyasla, 2 ila 5 yaşlarındaki küçük çocuklarda ve 16 ila 19 yaşlarındaki genç kızlarda önemli artışlar görüldü. Skinner, “Bu çalışma, çocuklarda obezitenin devam ettiğini bize hatırlattığından önemlidir.” dedi. Skinner, ayrıca, bu yeni bulguların önceki raporlarla çelişen iki nedeni olduğunu sözlerine ekledi.

Skinner, ilk olarak, “araştırmalardaki farklılıklar farklı zaman dilimleridir ve en yeni verilere sahibiz” dedi. “Ancak ikincisi, bazı araştırmaların gerilediğini, ancak daha küçük alanlara dayandığını, bazı okul sistemlerinde bu değişikliklere neden olan faydalı değişiklikler yapmış olabilecek bazı düşüşler gördük.” Yeni çalışmanın hala bazı sınırlamaları vardı.

Çocuklarda obezite
Sağlıklı beslenme ile çocuklarda obezite engellenmeli.

Skinner, “En önemli kısıtlama çalışmanın ABD genelinde yapılan bir anket olmasıdır.  Ayrıca bu süreç içerisinde aynı çocuklara bakmadık ve daha fazla obezite geliştirdiklerini söyledik. Ancak bulgularımız ülke çapında geçerli olmalı” dedi. Ayrıca, veri seti ulusal olarak temsil edilirken, belirli yaş grupları ve ırk ve etnik gruplar gibi verilerdeki belirli alt gruplar için küçük örneklem büyüklükleri vardı.

Kronik hastalıkla mücadelede ortaklık başkanı ve Emory Üniversitesi Rollins Halk Sağlığı Okulunda profesör olan Kenneth Thorpe, çalışmanın güvenilir veri kullandığını ve çocuklukta şişmanlıkla ilgili bu yeni bulguların kendisini şaşırtmadığını söyledi.

Thorpe çalışma hakkında “Yetişkinler arasında obezitede eğilimleri üzerine çıkan son verileri gördüm ve bu çalışmada aynı trend takip ediyor” dedi. “Yetişkinlerin yaklaşık % 40’ı şimdi obez olarak kabul ediliyor ve burada gördüğüm kız ve erkekler için son on yılda artan eğilimler son 10 yıldaki eğilimlerle çok benzer görünüyor.” Thorpe, bu artıştan kaynaklanan birkaç endişenin olduğuna inanıyor.

“Birincisi, obezite, bizzat sağlık hizmetinde harcadığımız maliyetin yaklaşık %20’sini oluşturuyor” dedi. “Kronik hastalıklar obezite ile bağlantılıdır, ister yüksek tansiyon, kötü kolesterol, ister kalp rahatsızlığı olsun – obezite tüm bu olayların bir risk faktörüdür ve hepsi sağlık harcamaları için en önemli faktörlerdir.”

Harvard Halk Sağlığı Okulu’ndaki beslenme profesörü ve Boston Çocuk Hastanesi’ndeki Optimum Yaşam Ağırlığının kurucu direktörü Dr. David Ludwig, bu duruma eşlik eden bir makale yazdı. Bu makalede, federal hükümeti büyüyen salgınını ele almak için bir obezite komisyonu kurması çağrısında bulundu.

Ludwig, “Obezite salgını, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşam beklentisini kısaltmak ve sağlık sistemini iflas etmekle tehdit ederken, bir kuşağın ilerleyen kilo alımı kaçınılmaz değildir” dedi. Ludwig, “Zayıf beslenme kalitesi, oturarak geçirilen zamanın fazlalığı, yetersiz fiziksel aktivite, stres, uyku yoksunluğu, doğum öncesi (perinatal) faktörler ve muhtemelen çevresel endokrin bozucu kimyasalları içeren obezitenin biyolojik tetikleyicileri hakkında derin bilgiye sahibiz. Yoksun olan şey bu tetikleyicileri yeterli yoğunluk, tutarlılık ve ısrarla ele alacak etkili stratejidir.” dedi.

Ludwig, “Çocuklukta şişmanlıkla mücadelede, birçok engelle, en önemlisi yerleşmiş özel çıkarları ve “her zamanki gibi iş dünyası” zihniyetiyle karşı karşıyayız “diye yazdı. “Ancak toplumun kilit kesimlerinde siyasi irade ve işbirliği ile umarım kısa süre içinde bu kötüleşen salgını durdurmaya başlayabiliriz.

Kaynak:

https://edition.cnn.com/2018/02/26/health/childhood-obesity-in-the-us-study/index.html


Erişkin obezitesinin ana sebeplerinden biri çocukluk obezitesidir. Bu yüzden çocukken obezite sorununun ortadan kalkması ilerleyen yaşlarda obezite riskini azaltır. Çocuklar hızlı gelişip büyüyen bir organizma olduğu için ve yağ oranı az olup, giderek çoğaldığından dolayı çocuklarda obezitenin önemi daha da artıyor.

Çocukken kilo ve boy oranını ne kadar doğru tutarsak, erişkinlikte de o kadar obezite riskini azaltıyoruz. Dünyada bir çok ülke çocukluk obezitesi için çalışmalar yapıyor. Bir çocuğun obez olup olmamasını anlamanın en kolay yolu akranlarıyla kıyaslamaktır. Çocuk, yaşıtlarından iri ise obezite olasılığı vardır ve dikkat edilmelidir.

Bir çocuk 4 kg dan fazla doğarsa ya da 2.5 kilodan az doğarsa bazı riskler vardır. Tabii ki bu riskler düzenli beslenmeyle ortadan kolaylıkla kalkabilmektedir. En az 6 ay anne sütü şarttır. Çocuk doymuyor diye bilinçsizce mamaya geçilmesi çok sakıncalıdır. Bir çocuğu sürekli emzirmek onun mide hacminin artmasına sebep oluyor.

Bu yüzden bebekler en fazla 15-20 dakika beslenmelidir. Düşük ağırlıkta doğan çocukta, anne karnında insülin direnci geliştiğinden dolayı bu çocuklarda obezite risk grubuna giriyor. Ayrıca erken ergenlik gibi riskler de mevcut.

Çocuklarda obezite nasıl önlenmelidir?

Anneler çocuklarını obeziteden korumak için besin miktarlarını iyi ayarlamalıdır. Hazır besinler, cipsler, çikolatalar, asitli içecekler ve kalorisi yüksek besinler (kısaca abur cuburlar) verilmemelidir. Gebelikte diyabetik bir anne olmak, hem anne hem de çocuk için ölümcül olabilecek kadar yüksek risk taşıyor.

Bazı diyabetik hastalıklar gebelikte ortaya çıktığından dolayı gebelikte şeker yüklemesi mutlaka (bu konuda bazı tereddütler yaşanmaktadır eğer şeker yememe konusuna dikkat ediyorsanız, şeker yüklemesine gerek kalmayabilir) yapılmalıdır. Kilolu ya da gürbüz çocuk sağlıklı çocuk demek değildir! Ne zaman çocukta kilo fark edilirse, anında tedavi edilmesi lazımdır. Obezite bir çok organı ilgilendiren bir hastalıktır bu yüzden mutlaka tedavi edilmelidir.

Çocuklarda obezite nelere yol açar ve nasıl tedavi edilmelidir?

Obezite, bir sağlık problemi ve giderek dünyaya hakim olan bir problem. Bu problem tabii ki sadece estetik bir sorun değil. Beraberinde bir çok hastalığa sebep olmaktadır. Obezitenin derecesi arttıkça insülin direnci ve tip 2 diyabet ile ilgili sorunları da ortaya çıkartıyor.

Eskiden çocuklarda insülin eksikliğine bağlı tip1 diyabet görülürken, son yıllarda obezitenin artmasıyla birlikte tip 2 diyabete daha fazla (en büyük tehlikeyi de bu önemli bilgi, çok net açıklıyor) rastlar olduk. Bununla birlikte hipertansiyon ve kan yağlarında bozulmalar görünüyor.

Damar sertliği gibi sorunlar çocukluk yaşında görünüyor ve ileride büyük sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca ortopedik hastalıklar ve uyku apnesi gibi solunum problemleri de görünmektedir. Genç kızlarda, yumurtalık kistleriyle ve adet düzensizliği bununla birlikte tüylenme ve erken ergenlik obezite ile gelen sorunlardır.

Süper obez çocuk
Süper obez bir çocuk. Hareketsizlik de çocuklarda obezite sorununa yol açmaktadır.

Çocuklarda obezitenin yol açtığı sorunlar

Vücutta yağ oranı arttıkça bedensel gelişim önde gittikçe hormonlarda erken çalışıyor ve bu tip sorunlar ortaya çıkıyor. Erkeklerde ise tam tersi gömük penis ve hormonal problemler obeziteye eşlik ediyor. Anne ve babalar sevgilerini ikramla (özellikle şeker, tatlı ya da çikolata gibi) göstermemelidir.

Çocuğa yaşına uygun beslenme ve kalori ihtiyacına göre beslenmelidir. Bunun dışında verilen her bir kalori harcanmadığı takdirde yağ olarak depolanır. Aileler çocuklarını besleme konusunda çok dikkatli olmalıdır.

Çocuklarda Obezite Tedavisi

Her obez çocuğu önce bir değerlendirmek gerekiyor. Obezitenin altında yatan herhangi bir hormonal sorun çıkmadıysa, sorun sadece basit (yani alım fazlılığı ve kullanım azlığına bağlı) bir sorun ise o zaman yaşam tarzı değişikliği esastır. En kolay yanıt alınabilecek sorun da budur. Çocuklarda obezitenin erken fark edilmesinin, böyle büyük bir avantajı söz konusudur. Yaşam tarzında değişiklik için de mutlaka ailecek bir işbirliği şart.
Doktor, diyetisyen, psikolog ve ailenin birlikte çalışması gerekiyor çünkü bu bir davranış bozukluğu ve bir çok destek gerekmektedir. Burada hep birlikte hareket etmek ailenin motive edici tutumu, birlikte davranmaları, mutfak düzenini değiştirmesi, hareketi aileye katmaları gerekmektedir.
Ayrıca okullardaki beslenme yasakları kantinlerde zarar gıdaların satılmaması belirli denetime tabi olunması çok olumlu gelişmelerdir. Obez çocuk, sağlıksızlıkla ilgili büyük risk taşır. Biz çocuklarımızı sağlıklı bir birey olarak yetiştirmek istiyorsak doğru beslemeliyiz, onu daha çok harekete yönlendirmeliyiz.
Özellikle şekerli gıda tüketimi konusunda kısıtlamalara gitmeliyiz. Makarna, pirinç pilavı, patates, ekmek, hamur işleri konusunda alınabilecek önlemler çok olumlu sonuçlar doğuracaktır. Her obez çocuk kilo verme konusunda desteklenmelidir ve moralinin bozulmamasına dikkat edilmelidir. Kısaca hep birlikte aile, doktor ve beslenme uzmanıyla işbirliği içinde bu iş götürülmeli.

Çocuklarda Obezitenin Sebepleri ve Çözüm Yolları

Obezite özellikle çocukluk çağında genelde kötü ve dengesiz beslenme sonucu gelişen yağ kitleşinde yağ artışı karakterize olan bir durumdur. Aslında bir yönü daha var yangısal iltihabi bir süreç. Vücut kilo almaya karşı kendi  savunuyor. Bazı salgılar salgılayarak bunu engellemeye çalışıyor.

Vücutta bir iltihap var gibi salgılarda bulunuyor. Bu salgılar çok fazla olunca bazı zararlar veriyor. Bunlar kalp hastalıkları, diyabet, obezite, tansiyon ve kanser gibi bir çok hastalıklara yol açıyor. Bu yüzden hemen önlemek gerekiyor. Obezite, vücutun iltihabi durumlarından biridir. Bu bir böbrek iltihabı, zatürre gibi iltihaplı hastalıklardan hiç bir farkı yoktur.

Obeziteyi çocuklarda tanımlamak tıpkı diğer hastalıklar da olduğu gibi persentil çizelgelere bakarak ve vücut kitle endeksiyle ortaya çıkan değerler kendi yaş gurubuna uyup uymamasına göre karar veriliyor, obez olup olmadığına.
Yalnız vücut kitle endeksi erişkinlerde 30’un üstünde olunca obez dense bile çocuklarda bu değişiyor. Sabit bi rakam yok. 5 yaşında 15 iken yaş artıkça bu rakam artıyor. dolayısıyla erişkin obezitesiyle çocuk obezitesi çok farklı. Erişkinlerde armut tipi elma tipi diye ayrılan şişman tarifi çocuklarda yoktur.
Çocuklarda tek tip gelişen bir şişmanlık oluyor. Henüz ergenlik dönemine girilmediği için genelde karında yanakta şişmanlık olur. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, çocukluktaki obezite tedavi edilmezse erişkinlikte de aynı şekilde devam eder. Beraberinde bir çok hastalığı da getirir. Yani erişkinlikteki obezin temelleri çocukluk çağında atılmaya başlıyor. Son zamanlarda duyduğumuz farklı farklı obezite türleri var.
Bunlar, morbid obez, süper obez gibi obezite çeşitlerinden bahsediliyor. Burada süper obez kötüye giden bir obeziteyi tarif ediyor. Morbit obez ise ölümcül etkileri olan, öldürücü olan ve son aşamaya gelmiş obeziteyi anlatır. Bu tanımla da vücut kitle endeksi 30’u fazlasıyla geçmiş hastalardır.
Şişman çocuklardaki aşırı ağırlık sebebiyle oluştuğu zannedilen kas eklem ağrıları, aslında vücudun kiloya karşı gösterdiği salgılar sebebiyle oluyor. Obeziteyi son yıllarda çok konuşur olduk. Çok fazla hastalık için hep gündeme geliyor obezite. Bu kadar konuşulmasının sebebi tüm dünyada obezitenin artmasından kaynaklanıyor.
Son yıllarda maalesef ki ülkemizde de artmakta. Yapılan bir taramaya göre okul çağı çocukların %15 obez olduğu tesbit edilmiş ve bu oran her yıl %1 artıyor. Yani hızlı bir artış var, bu durum sosyo ekenomik bir unsur olsa da eğitimle de çok alakalı bir durum. Çok zengin bir kişi eğitimi yerindeyse, çocukluk obezitesinin farkında oluyor ve önlem alıyor. Ancak eğitimi yoksa önlemde almıyor ve obezite giderek artıyor. Kısacası bir salgın hastalık gibi obezite yayılıyor.
Reklam sektörü hekimlerin, öğretmenlerin anne ve babaların çok önünde çocukları etkilemeyi başarıyor. Dünyada çocuk obez oranı %20’lerde ve her geçen gün bu oran artıyor. Dolayısıyla çocukluktan başlayan önemli bir sorun haline geldi. Bu oranların artmasının sebepleri eskisi kadar çocuklar dışarda parkta oynamıyor, okuluna yürüyerek gitmiyor yani eskisi kadar çocuklar hareket etmiyorlar ve kilo alıyorlar.
Bir diğer sebep ise yanlış beslenmedir. dengesiz beslenme abur cubur gıdalar cipsler kolalar şekerli ve yağlı gıda tüketiminin artması risk faktörünü oluşturuyor. Dengeli beslenme olmadığı zaman ya yetersiz beslenmeyle alakalı durumlar veya obezite durumlarına zemin hazırlıyor.
Hurda gıdalara çok dikkat etmek lazım. Hurda gıda derken çöp gıda yani akla gelen her türlü abur cuburlar, kolalar, cipsler kısacası hazır market ve bakkal ürünleri ve fast food ile kastediliyor. Bunların hepsi yağ ve şeker ağırlıklı olduğu için obezite sebebi oluyor.
Ailede obezite görülmesi çocukluk çağı obezitesinin en büyük sorumlusudur.
Aynı zamanda hızlı tüketilmeleri doyma hissini çok fazla oluşturmuyor. Obezitenin artmasının bir diğer sebebi hızlı yemek yemektir. Bir gıda yendikten 20 dakika sonra doyma hissinin oluşturur. Biz ayak üstü hızlı bir şekilde yemek yersek bu hissin oluşmasına fırsat vermeden aşırı tüketim yapmamızdır.
Sırf hızlı yememeye dikkat edersek bile çok iyi olur. Eskiden hazır gıdaların yanında paket içindeki sağlıklı zannetiğimiz kuru gıdalarda da aşırı şekerli ve paketleri çok büyük olduklarından ve  içerdikleri fruktoz ve glikoz sebebiyle zararlı olabiliyorlar. Obeziteye yol açtıkları gibi şeker hastalığı ve karaciğer yağlanmasını tetikledikleri biliniyor.
Aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Günde 6-7 adet yenilmesi kafidir. Kısacası her şeyin fazlası zarardır. Bunların yanında ceviz, fındık, fıstık, badem de sınırlı ve çok az oranda tüketilmelidir. Obezitenin sosyo ekonomik sebeplerinin yanında genetik etkenlerde etkilidir ancak genlerden ziyade ailenin yeme tarzı daha çok etkilidir. Ailede abur cubur tüketimi varsa çocuklarda bu tarz besleneceğinden dolayı obezite riski artar.
Obez çocuğun ailesine baktığımızda her bireyin de obez olduğunu göre biliriz. Bunda yeme biçimi, yemek porsiyonu, gürbüz çocuk iyidir düşüncesinin de etkisi çok büyük. özellikle ilk iki yaştaki beslenme çok önemli bu dönemdeki beslenme bizim geleceğimizi belirliyor.
Obez çoçuklar incelendiği zaman, ailesinde en az birinde aşırı abur cubur tüketimi oluyor. Bu kişi genelde baba oluyor. Ayrıca evlerde abur cubur için ayrı bir dolap yapılıyor. Bunlar çok yanlış şeylerdir. Bu tarz alışkanlıklar obezitenin temelini oluşturur.
Çocuklarda obezitenin diyet, egzersiz, cerrahi operasyon, ilaç gibi tedavi yöntemi vardır. Ancak çocukluk çağındaki obezite erişkin obezitesinden farklı olduğu için katı bir diyet yerine yeme içmesini sadece sınırlamak uzak tutmak bile tedavide önemli bir adımdır. Sadece bu tür beslenmeyi bile alışkanlık haline getirmek ilerisi için bile obez olma ihtimalini düşürür.
Çocuklarda obezite tedavisi zayıflatmaktan ziyade kilo alışını yavaşlatmak veya durdurmaktır. Çocuğa erişkinlerde olduğu gibi diyet listesi yapıp eline verilmemelidir. Bu çocuğu zorlar ve kaçamak yapmaya zorlayabilir. Ayrıca gıdayı bulunca aşırı tüketme gibi yanlış hareketlere sevk edilebilir.
Çocukla iş birliği içinde hareket etmek çok önemlidir. Bazı durumlarda psikologlardan yardım alma gibi yollarda tercih edilmelidir. Kısıtlayıcı durumdan uzak durmak çok daha yararlıdır. Diyet kelimesi bile kullanılmasa olur. ayrıca egzersiz alışkanlığı kazandırılmalı ve bu konu da eğitim bile verilmelidir.
Çocuk harekete teşvik edilmeli ve ailelerde hareketi yani egzersizi kendi hayatlarına sokmalıdır ve sadece abur cuburlar, hazır gıdalardan kaçmak ve egzersizi hayata katmak çocuk için yeterli sayılabilir. Çocuklarda eğer kompikasyonlar görülmeye çıkmışsa  insülin direnci oluşmuşsa ancak bu gibi durumlarda ilaç yoluna gidilebilir.
Ancak çocuklar için cerrahi operasyonlar henüz deneyim azlığı sebebiyle ve ileride ne gibi komplikasyonlar oluşturacağı bilinemediği için ameliyat şu an için önerilmiyor ancak beslenmeye bağlı bir obezite değil de genetik veya hormonal bir unsura bağlı bir obezite varsa ve bütün tedavi yolları denenmesine rağmen obezite çözüme oluşmadıysa cerrahi operasyon o zaman belki gündeme gelebilir.
Çocukluk obezitesi ile ilgili sizin yorumunuz nedir? Çocukları obeziteden nasıl koruruz? Çocuklarda obezite sorunu nasıl tedavi edilir? Sizin düşünce ve önerileriniz nelerdir?