Kategoriler
Obezite

Kardiyovasküler Sistem Hastalıkları ve Obezite

OBEZ OLAN KİŞİLER NEDEN KARDİYOVASKÜLER HASTALIK AÇISINDAN RİSK TAŞIR?

  • Obezite ile artan yağ dokusu, kalbin beslemesi gereken daha çok yağ dokusu olduğunu gösterir. Zaman içerisinde pompalanan kanın artması kalbin genişlemesine ve kalp duvarlarının kalınlaşmasına neden olur.
  • Yıllar içerisinde kalp kasılması bozulur ve kalp yetmezliği gelişir. Obeziteye eşlik eden diyabet ve hipertansiyon  kardiyovasküler hastalık oluşma riskini arttırır.

Obez küçük kız

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALIKLARI İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ

  • HİPERTANSİYON
  • KANDA ARTMIŞ LDL KOLESTROL
  • HDL KOLESTROLÜN DÜŞÜK OLMASI
  • SİGARA KULLANIMI
  • DİYABET
  • ŞİŞMANLIK

Kan kolestrol düzeyinin düşürülmesi kalp hastalıkları görülme riskini azalttığını bilinmektedir.

  • Kolestrol kanda çözünebilmek ve taşınabilmek için karaciğerde lipoproteinlerle birleşir. Bu lipoproteinler HDL ve LDL‘dir.
  • HDL iyi huylu kolestrol olarak bilinmektedir.Görevi dokulardaki kolestrolü toplayarak dışarıya atılmasını sağlamaktır.
  • LDL kötü huylu kolestrol olarak bilinir. Görevi kolestrolü dokulara taşıyarak kan damarlarının duvarlarında birikmesine neden olur.

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM HASTALIKLARI OLANLAR NASIL BESLENMELİDİR?

  • 1. Beslenmenizde yağı kısıtlayın,
    • Hayvansal kaynaklı yağlar yerine bitkisel kaynaklı yağları tercih edin
    • Kızartma yerine haşlanmış besinler tercih edin
    • Yemeklerinizi tabağınıza alırken suyunu süzerek alın
    • Süt ve süt ürünlerini light tercih edin
  • 2. Az az sık sık beslenin.
  • 3. Sebze ve meyve tüketimini arttırarak lif tüketimizini arttırın.
  • 4. Beslenmenizde doymuş yağları kısıtlayın. Doymuş yağlar yerine doymamış yağları tercih edin.
  • 5. Posa tüketimini arttırın.
  • 6. İdeal vücut ağırlığınızı koruyun.
  • 7. Diyetinizde kolesterolü sınırlayın.
  • 8. Fiziksel aktivitenizi arttırın.
  • 9. Stresi azaltın.
Kategoriler
Obezite

Psikolojik Engelleri Kaldırın!

Çoğu zaman hedefinize giden yolda önünüze çıkan ilk engel, bilinçaltınıza yerleşmiş psikolojik engeller ve fikirlerdir… Vazgeçmeler, acabalar, pişmanlıklar, üzüntü atakları vs. Tüm bunlar sonuca ulaşmanızı engeller veya bu yolda geçirdiğiniz zamanı uzatır.Kilo vermek, beslenme şeklinizi değiştirmek, yaşam biçiminizi şekillendirmekte çoğunlukla büyük değişimler gerektiren bir süreçtir…Bu değişimleri gerçekleştirebilmek için, öncelikle psikolojik engelleri ekarte etmelisiniz…

PSİKOLOJİK Engelleri Kaldırmak İçin İlk 3 Adım

Obez psikolojisi

 

1) Kilo Vermenin, Sağlıklı Beslenmenin Size Sağlayacağı Faydaları Öğrenin☘ ☘ ☘

Motivasyon, yapacağınız her işte çok önemli bir yer tutar… İnsan beyni ve vücudu faydalı olan herşeyi yapıp faydasız olanları reddetmek için yaratılmıştır… Çoğu zaman sağlıksız veya kötü alışkanlıklar beyininize oynamaya çalıştığınız küçük oyunlar sayesinde varlığını devam ettirir…

Örn, ”Her gün bir paket çikolata yiyorum ama mutlu ediyor” ”Sigara içiyorum, çünkü sinirlerimi alıyor” gibi…Kendinizi kötü alışkanlıklar için motive ediyor olabilirsiniz…Yine bu alışkanlıklardan kurtulmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, kendinizi bu yönde motive etmek için faydalarını ve size katacağı birçok olumlu detayı araştırıp öğrenerek işe başlayabilirsiniz…

Böylece, sağlıklı kilonuza ulaştığınızda ne gibi fayda sağlayacağını bilen zihniniz size, amacınıza ulaşmanız için de destek olacaktır…

2) Süreç Olarak Değil, Yaşam Tarzı Olarak Kabullenin ✔️ 

Çoğu kişi diyette olduğu zaman içerisinde, bu sürecin bir an önce bitmesini ister ve eski beslenme şekline geri döneceği zamanı bekler… Tabi hal böyle olunca istenilen kiloya ulaşıldığında ilk iş eski alışkanlıklara dönmek olduğu için verilen kilolar fazlasıyla geri gelir…

Bu nedenle sağlıklı beslenme anektotlarınızı, alışkanlıklarınız haline getirip yaşamınızın bir parçası olarak kabullenmelisiniz… Böylelikle istediğiniz kiloya ulaştığınızda diyet kurallarını tamamen yaşamınızdan çıkarmaz ve ulaştığınız kiloyu koruyabilirsiniz…

Öte yandan bilinciniz diyet yaptığınız dönemi bir süreç olarak kabullenince, biran önce bitirmek isteyecek ve bu konuya olan inancınızı da zayıflatacaktır… Örn, Sonsuza dek mutlu olmak için bir evliliğe adım atarsınız, bir süre mutlu olacaksınız diye bir düşünce olsa bu adımı atabilir miydiniz?

Ya da çıktığınız yolda ne kadar kararlı olabilirdiniz? Sağlıklı beslenmek de bitecek bir süreç değil, sürekliliği olan bir yaşam tarzı olarak belirlenmeli ki kararlı ve devamlılık getiren kalıcı sonuçlar alabilesiniz…

3) Dengeli Beslenmek ve Sağlıklı Yaşamı ⚖   Zevk ve Mutluluk Veren Bir Hale Getirin ❤️

Zorlayıcı, mutluluk vermeyen durum ve olaylar her zaman yapılması zor ve huzursuz edici olarak algılanır… Bu çok olağan ve normal olan durum / kötü, olumsuz alışkanlıklarınızdan vazgeçip sağlıklı bir yaşam için atacağınız adımı da zorlaştırabilir…

Çünkü sınırlar, yasaklar çoğu zaman çekicidir… Beslenme programınızda da yasaklar olduğunda, elbette birtakım zorlukları algılayan bilinciniz harekete geçecektir… Bunu aşmak için beslenme listenizi zevkli hale getirin.

Bunu güzel sunumlar ile yapabilirsiniz, kendinizi şımartan küçük mutluluklar ile de, veya tamamen yasak getirmeyip, canınızın çok istediği ama yüksek kalori içeren ürünleri çok ufak porsiyon şeklinde tüketerek yasak algınızı kırabilirsiniz…

Böylece hem nefsinizi köreltmiş hem de o yasakların ilgi çekici durumunu aşmış olursunuz.

Öte yandan, her sağlıklı besin tatsız-tuzsuz-lezzetsizdir, her sağlıksız besin lezzetlidir fikrini de aklınızdan çıkarmak bu konu da size oldukça faydalı olacaktır.Bunu gerçekleştirebilmek için farklı tarifler, farklı lezzetler, yeni tatlar deneyebilir.

Mesela; Bir kahvecide çoğu kişi bol kremalı, tam yağlı inek sütüyle yapılmış bir White Mocha içerken siz soya sütlü, kremasız kahveyi tercih ederek kendinizi ayrıcaklı hissedebilirsiniz( Örnek biraz farklı gelse de, bu bitkisel sütleri de denemenizi tavsiye ederim 😀 bknz. Soya, Badem, Hindistan Cevizi Sütü) ツ ツ

İlk yazı Obezite.com’dayım, keyifli okumalar diliyorum… Sevgi ve Sağlıkla kalın…❦ ❦ ❦   LAVİCOCO

İnstagram, Lavicoco

Kategoriler
Obezite

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları (Beslenme Önerileri)

Merhabalar, öncelikle hepinize fit ve sağlıklı günler diliyorum. Bu yazımda sizlere sindirim sistemi rahatsızlıkları için beslenme önerileri hakkında bahsetmek istiyorum. En sık karşımıza çıkanlar olarak reflü, diyare ve konstipasyonu (kabızlık) ele aldım. Bildiğiniz üzere sindirim sistemi vücudumuz için oldukça önemli yer tutar.

Peki sindirim nedir?

Sindirim besinlerin ağıza alınmasıyla başlar ve kalınbağırsağa kadar devam eden bir süreçtir. Bu süreçte görev yapan organlar bizim için önemlidir. (Özafagus,mide,bağırsaklar..) Özafagusta en sık rastladığımız problem REFLÜDÜR. Reflüde beslenmemize dikkat edersek karşılaştığımız problemleri en aza indirebiliriz.

Reflü nedir?

Kısaca özetleyecek olursak mide asitinin yemek borusuna kaçması, yükselmesi. Nedenleri aşırı kilo (yağlanmanın mideye yaptığı baskı), alkol, baharat kullanımı, çikolata, acı ve ekşi soslar…

Reflü belirtileri nelerdir?

Ağıza acı, ekşi sıvı gelmesi, boğazda yanma, yutma güçlüğü  vb sorunlar..

EĞER REFLÜMÜZ VARSA NASIL BESLENMELİYİZ?

Reflü hastalığı ile karşı karşıyaysak en yakın zaman içerisinde kilomuzu ideal kilo aralığına çekmeliyiz. Gün içerisinde tükettiğimiz besinler az yağlı, çok proteinli olmalıdır. Koyu kahve, soğan, kükürtlü sebzeler (karnabahar, brokoli, lahana…), çay ve çikolata gibi besinlerin kullanımı sınırlandırılmalıdır.

Çok soğuk ve çok sıcak besinler tüketmemeli ve beslenme sıklığımızı iki saatte bir şeklinde ayarlamalıyız.  En önemlisi bizi hangi besinler daha çok rahatsız ediyor? sorusu cevaplanmalı ve buna göre kendimize yol çizmeliyiz.

DİYARE VE  KONSTİPASYON SORUNUMUZ VARSA NASIL BESLENMELİYİZ?

Bağırsak hastalıkları oldukça yaygındır ve çok sık karşımıza çıkar. En sık karşılaştığımız DİYARE ( halk arasında ishal) ve KONSTİPASYON (halk arasında kabızlık)’dır.

İshal tedavisi için halk arasında birçok tedavi geliştirilmiş fakat hangisi doğru hangisi yanlış olduğunu bilmediğimiz için mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Çünkü ishal önemsenmeyen bir rahatsızlık olsada aslında çok tehlikelidir ve ölümle bile sonuçlanabilir.

DİYAREDE BESLENME NASIL OLMALIDIR?

Eğer ki ishal olduysak vücudumuzdan tuz ve su kaybı olduğunu unutmayalım. Bu nedenle kaybettiğimiz tuz ve suyun karşılanması gerekir. Eğer ki ihtiyacımız olanı karşılayamazsak kendimizi halsiz ve enerjisi düşük hissederiz.

Kaybettiğimiz enerji ve besin ögesi gereksinimlerini karşılamalıyız. Posa bağırsak hareketlerini arttırdığı için beslenmemizde az posalı az yağlı diyetlere yer vermeliyiz. Meyveleri kabuksuz olarak tüketmemiz çok önemlidir. Ayran, yoğurt (kaybettiğimiz mineralleri yerine koymamız için harika bir kaynaktır.) pirinç lapası, haşlanmış patates tüketilebilir.

KABIZLIKTA BESLENME NASIL OLMALIDIR?

Eğer ki kabızlık probleminiz varsa  her gün mutlaka en az 2 litre su almaya özen göstermelisiniz. Bol posalı yiyecekler tüketilmeli, bağırsak hareketimizi arttırıcı besinler tüketilmelidir. Gün içerisinde meyve tüketimizi kuru kayısı, erik marmelatları ile değiştirebilirsiniz. Beslenmenizde mutlaka kefir ve probiyotik besinlere yer vermelisiniz.

Sindirim sistemi rahatsızlıkları için önerilerimizi bu şekilde özetleyebiliriz. Bir daha ki beslenme ile ilgili yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın 🙂 Sorularınız ve merak ettikleriniz için yorum bırakmayı ve bizi takip etmeyi unutmayın…