Kategoriler
Obezite Araştırmaları Obezite Haberleri

3 Günlük Açlık Orucu: Nasıl Tutulur?

3 günlük açlık orucu nedir, nasıl tutulur ve yapılır? 72 saatlik açlık orucu tutmanın sağlık sistemimi üzerine etkilerini, 2020 yılında bilimsel olarak inceledik. Bu orucu tutarak otizm hastalığı bulunan bir çocuğun düzelme hikayesini sizlerle paylaştık.

UYARI: Hayatınızı ve bakış açınızı değiştirecek bir yazı olabilir. Biraz uzun ama kesinlikle okunmalı! Değer verdiğiniz kişilerle de paylaşmanızı öneririz.

1. Tavsiye: 3 günlük oruç süreci ile ilgili Harvard Üniversitesi’nin bilimsel araştırması kesinlikle okunmalı. Okumak için tıklayınız…
2. Tavsiye: 21 gün su orucu tutarak, Lenfoma kanserini yenen hasta ile alakalı bilimsel bir makale. Okumak için tıklayınız…

Spor yapanlar, kas geliştirenler ve yoğun enerji harcayan kişiler de yapabilir mi, 72 saatlik açlık orucu yapan bir sporcunun Youtube videosunu sizlerle paylaştık.

Su orucu ve bağışıklık sistemi ile ilgili yazımızı, ünlü İngiliz yayın organı Telegraph’ta yayınlandıktan sonra çevirdik. Açlık diyetleri ve açlık süresince vücudun kendini yenilediğine dair çalışmalar olsa da bu kadar büyük bir gazete tarafından gündeme getirilmemişti. Açlık orucu ve faydaları nelerdir, sorularına da yanıt bulabilirsiniz.

Bağışıklık sistemi, hastalıklardan korunmak ve daha kaliteli bir yaşa sürmek için faaliyet gösteren en önemli sistemi ifade eder. Bu noktada, güçlü bir bağışıklık sitemi, vücut direncinin de bu yönde yüksek olması ve olası hastalık risklerine karşı direnç göstermesini sağlar.

ÖNERİ: 3 günlük açlık orucu yazımızı dinlemek isterseniz, yazının video halini koyduk izleyebilirsiniz.

Telegraph Gazetesi 3 Günlük Açlık Orucu Haberi

3 günlük açlık orucu doktor kontrolü

Bağışıklık sistemini etkileyen pek çok faktör bulunmakta olup, bu faktörlerin bir bölümü kişilerin kendi yapı özellikleriyle ilişkili olurken; büyük bir çoğunluğu ise dış faktör kaynaklı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özellikle beslenmenin çok büyük etkisi olduğu ve bu doğrultuda bağışıklık sitemini güçlendiren gıda maddelerinin tüketilmesi, tavsiyeler arasında ilk sırada kendini gösterir. Yanı sıra doğru ve düzenli egzersiz, zararlı alışkanlıkların tüketiminin azaltılması, hatta bırakılması ve düzenli ve yeterli uyku da yine bağışıklığı arttırmak için karşımıza çıkan öneriler arasında yer alır.

Bağışıklık sisteminin yapısını ve çalışma prensibini anlamak ve beraberinde daha güçlü ve etkin bir bağışıklığa sahip olmak için pek çok araştırma yapılmaktadır.

Bu doğrultuda son dönemlerde öne çıkan bir araştırma, bağışıklık sistemi ile ilgili çarpıcı sonuçlar göstermektedir. Bu araştırma çerçevesinde elde edilen sonuçlar 3 günlük açlık diyeti ile bağışıklık sisteminin kendini tamamen yenilemesi ve güçlendiğini ortaya koymuştur.

Bu noktada önce bir düşünmek gerekiyor. Hasta olduğumuz zamanlarda iştahımızın kesilmesi neden kaynaklanır? Bu durum, acaba vücudun kendini kapatarak hastalığa karşı tam anlamıyla bir mücadele verme çabasından mı ileri gelmektedir? Bu sorular ışığında araştırma sonuçları nasıl bir paralellik gösteriyor bunu inceleyelim.

3 Gün Açlık Orucu ve Bağışıklık Sistemine Etkileri

3 günlük açlık vücut mekanizması

Bağışıklık sistemini güçlendirdiği öne sürülen açlık diyeti 3 gün süre ile uygulanır. Açlık diyetinde su haricinde başka bir gıda alınmaz. Bu 3 gün sonrasında vücudun bağışıklık sisteminin kendini tamamen yenilemesi ve beraberinde daha sağlıklı bir hale geleceği öne sürülür. Yanı sıra bu diyet sonrasında vücudun kendini onarması da söz konusu olmaktadır.

The Telegraph gazetesinde yayınlanan bir araştırma doğrultusunda bu konuda çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Araştırmalar dâhilinde 3 günlük açık orucu uygulaması sonrasında vücudun bağışıklık sistemi, yeni akyuvar (savunma hücreleri) oluşumunu tetikler ve bu doğrultuda bağışıklık sistemi tamamen yenilenir.

Araştırmalarda öne çıkan bir başka sonuç da, bu etkilerin çok yaşlı bünyelerde bile gözle görülür etkiler barındırması olmaktadır. Bu kişilerde, özellikle vücudun daha dinç bir görünüm kazanması en belirgin sonuçlar arasında yer alır.

3 Günlük Açlık Orucu Sırasında Vücutta Olanlar

3 günlük açlık bilimsel araştırma

Kaliforniya Üniversitesi gerontoloji ve biyolojik bilimler alanı profesörü Walter Longo, 3 günlük açlık orucu kök hücrelere aktif ol emri verdiğini ve bu doğrultuda bağışıklık sisteminin kendini yenilediği görüşünü ortaya koymuştur.

Bu doğrultuda, açlık durumunun kök hücrelerin aktifleşmesini sağlayan bir maddeyi etkinleştirdiği ve bu doğrultuda savaşçı akyuvar hücrelerinin üretiminin arttığı düşünülmektedir.

Uzun süren açlık, ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılayabilmek için vücudun glikoz ve yağ depolarını zorlar. Kişiler bu açıdan diyet döneminde halsizlik ve yorgunluk hissedebilir ve enerjilerinin düştüğünden yakınabilirler.

Diğer yandan, bu açlık durumu vücudumuzun savaşçı beyaz kan hücrelerini yok eder. Bu yok oluş durumu ise kök hücrelerin yenilenmesini teşvik ederek bağışıklık sistemine dair hücrelerin gelişimini sağlar.

Bu doğrultuda yapılan araştırmalar sonucunda uzman tavsiyeleri, kişilerin 6 aylık sürelerde 2 ile 4 gün süresince oruç tutmaları yönünde olmaktadır.

Açlık Diyeti Hücreleri Yeniliyor

3 günlük açlık hücre yenilenmesi

Tavsiyeye konu bu açlık durumunun, hücre yenilenmesi teşviki beraberinde, yaşlılık etkilerini ve kanser riskini önemli ölçüde engellediği ve var olan beyin tümörlerinin büyümesine neden olan PKA enziminin salgılanmasını azalttığı yönünde güçlü bulgular söz konusudur.

Profesör Walter Longo’ ya göre, açlık süreci ve akyuvar – kök hücre ilişkisi bağışıklık sistemi, yenilenmesinin temelini oluşturmaktadır.

Yapılan araştırmalardaki gözlemler, açlık diyeti süresinde yok olan akyuvar hücrelerinin büyük çoğunluğunun verimsiz ve hasarlı bağışıklık hücreleri olduğunu göstermektedir.
Diyet sonrasında tekrar yeme sürecinin başlaması ile kök hücreler aktifleşerek yeni, verimli ve bağışıklık sisteminin çalışmasına olumlu etkiler yaratacak aktifliğe sahip akyuvar hücrelerini üretir.

3 günlük açlık diyetlerinin otaya çıkan bulguları doğrultusunda bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlaması söz konusu olsa da, Profesör Walter Longo bu diyetlerin mutlaka bir doktor kontrolünde yapılmasını gerektiğini belirtmiştir. Yanı sıra, bu açlık diyeti (su diyeti olarak da bilinir) ile ilgili klinik araştırmaların daha fazla ve farklı alan ve faktörler çerçevesinde yapılması ve deneylerle desteklenmesi gerektiğini de ifade etmiştir.

Ayrıca, bu diyetin sadece bağışıklık sistemi açısından değil, diğer organ ve sistemler açısından da olumlu etkiler sağlayacağı düşünülmektedir.

3 Günlük Açlık Orucu ve Kanser İlişkisi

3 gün açlık orucu

Yapılan deney ve araştırmalar neticesinde 72 saat süresinde yapılan açlık diyetinin bir diğer etkisi de kemoterapi tedavisi gören kanser hastaları üzerinde görüldü. USC Norris Kanser Merkezinde asistan profesör olan Tanya Dorff, kemoterapinin kanser tedavisinde hayat kurtarıcı bir rolü olmasına arşın, vücudun bağışıklık sistemini ciddi anlamda tükettiğini savundu.

Bu doğrultuda, yapılan araştırmalar sonucunda kemoterapinin kanser tedavisinde umut vadeden etkisinin devamında getirdiği zararlı etkilerinin azaltılması amacıyla bu diyetin faydalı olduğunu ortaya çıktı.

3 günlük açlık orucu ile ilgili benzer şekilde Güney Kaliforniya Üniversitesi bünyesinde bilim adamları tarafından yapılan araştırmalarda, bu diyetin bağışıklık sistemi büyük oranda zarar görmüş hastalarda, şaşırtıcı etkiler yaratacağını ortaya koymuştur. Bu noktada, özellikle kemoterapi gören kanser hastaları ya da yaşlılık nedeniyle bağışıklık sistemleri çok zayıflamış ve bu doğrultuda en basit hastalıklara bile direnç göstermeyen kişiler de bu diyetin olumlu yönde etkisi olacağı düşünülmektedir.

Açlık Orucuna Dair Farklı Görüşler

3_gun_aclik_orucu-2

3 günlük açlık orucu ile ilgili araştırma sonuçları, bu noktada farklı kesimleri karşı karşıya getirmektedir. Özellikle bazı İngiliz bilim adamları bu sonuçlar hakkında kuşku duyduklarını ve araştırmaların geçerliliği olmadığını savunmaktadır. Londra Üniversitesi Hastanesi profesörü Graham Rook böyle bir durumun kesinlikle mümkün olmadığını ve bu nedenle uygulanmaması gerektiğini söylemiştir.

Farklı bir açıdan bakıldığında da kimi uzman ve bilim adamlarının bu diyeti kesin bir şekilde reddetmemekle beraber, doğruluğundan şüphe ettikleri görülmektedir. Bu şüpheler doğrultusunda yapılan araştırmalar, 72 saat süren bu açlık diyeti sırasında vücutta akyuvarlar ve diğer bağışıklık hücrelerinin önemli ölçüde azaldığı görülmektedir.

Diyetin sona ermesi doğrultusunda, tekrar yemeye başlayan kişilerde üretilen hücre sayılarının eskisine oranla çok daha yüksek miktarlarda olduğu ve bu durumun vücudun dengesi açısından verimli olmadığı araştırma sonuçları ile elde edilen değerler sonucu saptanmıştır.

Kanser Hastalarındaki İyileşmeler

Bu konuyla ilgili araştırmalar konusunda en bilinen ve öncü isimlerden biri olan profesör Walter Longo, farklı görüşlere karşı, bulguların ortaya çıkardığı sonuçların değerlendirilmesinin en doğru yöntem olduğunu savunmaktadır.

Ayrıca, Longo, doktor kontrolünde uygulanacak bu açlık orucunun vücudun hastalıklara ve yaşlanma etkilerine göre daha güçlü bir savunma yapabilecek hale getireceğini savunduğu bu diyet konusunda, özellikle kanser hastalarında gözle görülür değişimlerin söz konusu olduğunu belirtmiştir. (Açlık kanser tedavisi için yol gösterici olabilir.)

Bazı diyet uzmanları ve beslenme otoriterleri tarafından kesin bir şekilde reddedilse de, araştırma sonuçları bu açlık diyeti ile kök hücreleri aktif hale gelmekte ve bu doğrultuda yeni akyuvar üretimi söz konusu olmaktadır.

Diğer yandan araştırma sonuçlarında, doktor kontrolünde yapılan diyetin, vücudun sağlığını olumsuz etkileyecek önemli bir verinin olmaması da, bu diyetin geçerlilik kazanmasında etkili olmaktadır.

Kaynak: http://www.telegraph.co.uk/


Otizmli Çocuğun 3 Günlük Açlık Orucu Tecrübesi

UYARI: D. Yavuz isimli kişinin 4.5 yaşındaki otizmli çocuğuna (otistik çocuklar, özel çocuklar olarak da bilinir.) 4 ay boyunca aralıklarla, şifa olması için yaptığı 3 günlük açlık orucu ve yaşadıkları tecrübeler tamamen kendilerine özeldir. Sadece bu yazıdan yola çıkarak, kendi başına böyle bir açlık orucu yapmak çok tehlikeli olabilir! Hekiminize danışmadan asla böyle bir diyet yapılmamalıdır!


Çok şükür bitti evet ama yine yapmayı düşünüyorum doğrusu, mükemmel bir tedavi yöntemi bu. Gerçekten çok güzel sonuçlar elde ettik. Şimdilik hayal gibi geliyor bize ama 4 ay bitti nasıl bitti anlamadık inanın. En önemlisi oğlum çok iyi, maşallah çok iyi dayandı. Karaciğer temizliği de iyi geçti.

“Anneee” diyor artık bana inanamıyorum, vallahi billahi…

Oğlum çok iyi durumda çok şükür öncelikle onu belirteyim. Neler değişti, çok şey… İlk olarak algısı süper açıldı. Spiriyotik tüm hareketleri, tikleri ve takıntıları bitti diyebilirim, gönül rahatlığıyla hem de. Vazgeçiremediğim takıntılar bitti, şu an sadece ışığa duyarlılığı var.

Çok uslu bir çocuk oldu, tam bir beyefendi, göz teması süper, her dediğimi anlıyor. Vazgeçiremediğim çok büyük sıkıntı olan bir takıntı vardı, o gitti şaşırdık, çok uğraş vermiştik onun için bir türlü vazgeçmiyordu. Tuvalet alışkanlığı vardı ama artık kendisi gidiyor ışığını yakıyor, giriyor herşey çok güzel.

Rabbim devamını getirsin, biz bu değişimden çok memnunuz. Rabbim herkese nasip etsin inşallah. Ve en güzel şey belli benim için “anneeeee” sözünü duymak oldu. “Anneee anneee” diye geziyor evde, şunu biliyorum artık benim oğlum konuşabiliyor, o “anneee” kelimesi dünyalara değermiş. Şu an gözüne bakıp “anneciğim konuşman lazım seni anlamam için” diye konuştuğumda beni anlıyor biliyorum.

Oğlum Artık Etrafı ile İlgileniyor

Artık çabamız konuşması yönünde. Çocuklarla ilgilenmeye başladı çok şükür, biz hep aynı yere pikniğe giderdik. Ben hep onun arkasında aman dikkat; aman gel, piknik eziyet olurdu.

Ama yine de biraz oyun oynar umudu ile hep aynı yere, neler değişecek diye ısrarla götürürdüm ve geçenlerde yine aynı yere gittim.

Bu kez ben oturdum oğlum diğer çocuklara takıldı benden koptu. 😊

Merak etmeye başladı, oturmayı öğrendi ya, algı açıldı ben buna inanıyorum ve arkası çorap söküğü gibi geldi ama daha yolun başında daha iyi olacak inşallah. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum ve gerilemesine izin vermeden bu noktadan ileriye taşımak için ne lazımsa tüm çabamla, Rabbimin yardımıyla yapacağım inşallah.

Rabbim şifa, güç kuvvet versin, “iyi ki doğdun oğlum, bak bu dünya” dedim, karaciğer temizliği bittiği an. İnanın ilk defa bu kadar yoğun ağladım, şu an uyuyor mışıl mışıl, biraz yorgun düştü karaciğer temizliği sonrası. İştahı yavaş yavaş açıldı ama her şey yolunda elhamdülillah 🙏

Şimdi biz nasıl bir yol izleyeceğiz karar verdik, bir süre daha bağırsak temizliği yapacağız. Sonra yine bir kaç etap, 3 günlük açlık orucu düşünüyorum.

Hemen akabinde karaciğer temizliği yenileyecek, sonra ozon tedavisi ve hemopati ilaçlarım geldi yurtdışından. Hücre besleyici ilaçlarımız geldi. Ozon tedavisi ile bunlara başlayacağım inşallah, temiz bir bedene sahip oldu inşallah. Bağırsak florasını beslemeye çalışacağız bu arada tabi, artı eğitimler devam, evde kendi aldığım eğitimlerle destek vereceğim.

Gerisi takdiri ilahi inşallah dönecek bizim dünyamıza, otizmli bir birey olmaktan çıkacak diye umut ediyorum. Ama inanın şu açlıkla bile mükemmel sonuç aldık, elimden gelse sürekli aç bırakacağım diyor babası.


Açlık Orucu Yapan Kas Geliştirmeci

Bu videoyu da kesinlikle izlemenizi öneririz. 3 günlük açlık orucu nasıl tutulur, videosunda da net bir şekilde anlatıyor.


Su orucu günlüklerini yayınlayan, Youtube kanalları da oluşturulmuş durumda, bir kanal örneği: https://www.youtube.com/channel/UCbLE6GM3HxcFxHFTqoPX0IQ Su orucu günlüğü için instagram hesabı arayanlar için bir hesap önerebiliriz: http://www.instagram.com/sismankizinyolu

Aidin Salih tedavileri olarak da Türkiye’de bilinmektedir. Gerçek Tıp kitabını okuduktan sonra, hekim eşliğinde yapan kişiler de bulunmaktadır. Su orucu ya da şifa orucu konusunda dini kaynaklar, dinimizde böyle bir orucun ibadet niyetiyle yapılamayacağını söylemektedir. Yine İslamiyet’te böyle bir ibadetin bulunmadığını bildirmektedir.

Su orucu yapan ünlüler kimler?

Türkiye’de yerli ünlü olarak, cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan örnek verilebilir. Kendisinin haftanın belirli günleri oruç tuttuğu ve sağlıklı yaşama değer verdiği bilinmektedir. Yine dünyanın en meşhur doktorlarından olan Dr. Mehmet Öz de tam bir su orucu olmasa da günde 2 öğün yemeyi ve vücudu her gün 12 saat dinlendirmek gerektiğini söylüyor.

  1. Emine Erdoğan
  2. Dr. Mehmet Öz

Yurtdışında ünlü Hollywood yıldızları ve en ünlü sanatçılar, bu sistem ile vücutlarını arındırdıkları bilinmektedir.

  1. Jennifer Lopez (Dünyanın en ünlü şarkıcılarından)
  2. Beyonce (Bir başka dünyaca ünlü şarkıcı)
  3. Ben Affleck (Batman filminin başrol oyuncusu)
  4. Hugh Jackman (Su orucuna en çok inanan ünlü)
  5. Kourtney Kardashian
  6. Terry Crews
  7. Miranda Kerr
  8. Jimmy Kimmel
  9. Chris Hemsworth
  10. Benedict Cumberbatch

Kaynak: https://superfastdiet.com/celebrity-fasters/

Araştırmadan çıkan sonuçlar

  • 3 günlük açlık orucu (açlık diyeti, su diyeti) bağışıklık sisteminin yenilenmesini sağlayabiliyormuş.
  • Açlık diyeti, kemoterapinin yan etkilerini azaltabiliyor ve bu özelliği ile kanser hastalarının tedavisi için yeni araştırmalara yol gösterici olabilirmiş.
  • Açlık orucunun en iyi tarafı, doktor kontrolünde yapıldığında vücut sağlığını olumsuz etkileyecek bir veri bulunamamış.
  • Açlık diyeti, doktor kontrolünde yapılmalıymış.
  • Makalede yayınlanan verilerin, daha çok araştırma ve farklı ortamlarda da tekrarlanması gerekiyormuş.
  • Açlık diyetinin doğru olmadığını savunan bilim adamları da bulunuyor.
  • Aç kalarak kanseri yenmek, 72 saat aç kalmak suretiyle, bazı durumlarda mümkünmüş.
  • Dünyada 36 saatlik oruç ile zayıflama, 7 günlük su orucu, 10 günlük ve 21 günlük açlık orucu gibi kavramlar bulunmaktadır. Şifa orucu olarak da isimlendirilir.

AÇLIK ORUCU İLETİŞİM FORMU

(Açlık orucu hakkında, danışmak istediklerinizi sorabilirsiniz.)


    Siz hiç 3 günlük açlık orucu yaptınız mı? Konu ile ilgili siz ne düşünüyorsunuz? Sorularınız varsa bize aşağıdaki bölümden yazabilirsiniz. Bizler cevaplayamasak da açlık orucu konusunda tecrübeli kişiler ile fikir paylaşımı yapılabilir.

    Kategoriler
    Harvard Obezite Serisi Obezite Araştırmaları Obezite Haberleri

    Su Orucu Nedir? Nasıl Yapılır? (Bilimsel Kanıtlarıyla, 2020)

    Su orucu nedir, nasıl yapılır? Bu orucu yapanlar ne yorumlarda bulunuyor? Vücuttaki onarım mekanizmasını nasıl çalıştırıyor, vücuda etkileri neler?

    Su orucu, gün içerisinde sadece su ve kalorisiz içeceklerin tüketildiği bir oruca denir. Dini anlamdaki oruçtan farklı bir kavramdır. Çünkü bu açlık perhizi esnasında, su tüketimi serbesttir. Yazıda, bu konu hakkındaki tüm sorulara bilimsel araştırmalar ile yanıt vermeye çalıştık.

    Yazıya başlamadan önce, ön yargılardan kurtulmak için oruç ile ilgili kısa bir bilgi verme ihtiyacı duyuyoruz. 2020 yılında, en son bilimsel kanıtlarıyla su orucunu incelemeye çalışacağız.

    Su orucu din ilişkisi

    Oruç kavramı, birçok medeniyette ve dinde (İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm, Hinduizm…) bulunmaktadır. Su orucu ise bu dini kavramlardan uzakta, sağlık için yapılan bir uygulamadır.

    Bazı oruç çeşitleri, İslam dinindeki şekliyle tamamen yiyecek ve içeceğin, bazıları protein alımının, bazıları karbonhidrat alımının kısıtlandığı şekildedir. Bazıları ise sadece sebze ve meyvenin tüketildiği, bazıları kalori alımının çok azaltıldığı, bazıları ise hayvansal gıda alımının kısıtlanması şeklinde olabilmektedir.

    Bu yazıda açlık ve oruç kavramları eş anlamlı kullanılacaktır ve bir süre vücuda yemek alımının kısıtlanması anlamına gelecektir. Yurt dışında bu şekilde yapılan uygulamalar “water fasting” olarak nitelenmektedir.

    Yazıyı beğenmeniz durumunda, sevdikleriniz, aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşarak onların da bilinçlenmesini sağlayabilirsiniz…

    Fasılalı açlık, aralıklı oruç (intermittent fasting), 5:2 diyeti (5’e 2 diyeti) diyet kısıtlamaları, uzun süreli açlıklar… Oruç ile ilgili yapılan araştırmaların neredeyse hepsi, belirli bir süre aç kalmanın sağlık üzerine çok olumlu etkileri olduğunu gösteriyordu. Fakat bunun mekanizması tam olarak bilinmiyordu.

    Yoshinori Ohsumi, açlığın tetiklediği otofaji (hücresel atık giderme) mekanizmasını açıklayararak, 2016 yılında Nobel Tıp Ödülü‘nü kazandı. Böylece, oruç üzerine yapılan araştırmaların artmasına vesile oldu.

    Harvard Üniversitesinin yeni yaptığı araştırma, açlık ve oruç tutmanın sağlık üzerine olumlu etkisinin mekanizmasını açıkladı. Bu sayede açlığın faydaları bilimsel olarak da kanıtlanmış oldu.

    Her yıl Ramazan ayına doğru, oruç ve sağlığa faydaları da sıkça araştırılmaktadır.

    Açlığın sağlık üzerindeki etkilerini gösteren bilimsel araştırmalardan bazıları aşağıda yer almaktadır.

    Su orucu ile ilgili bilimsel araştırmalar

    Su orucu yaparak sağlığına kavuşan pek çok kişiyi duymuş ya da görmüş olabilirsiniz. Fayda gördüğünü söyleyenlerin, şifa buldukları dışarıdan dahi gözlenebilmektedir. Bu konudaki bilimsel araştırmalardan bir kısmını derledik.

    Oruç ve yaşam süresine etkisi

    1) Açlık ve yaşam süresi üzerinde oluşturduğu etkiyi gösteren bir araştırma. Aç bırakılan farelerin 17 hafta daha fazla yaşadığını gösteren, 2000 yılına ait bir araştırma. Bu makale ile, açlık gençleştirerek ömrü uzatıyor denebilir. (1)

    Su orucu, ve yaşam süresine etkisi
    Farelerde açlığın yaşam süresine etkisini gösteren bir araştırma

    2) Gün aşırı beslenen farelerin, serbest beslenenlere göre %82 daha uzun yaşadıklarını gösteren 1982 yılına ait bir araştırma bulunmaktadır. (2)

    3) 1983 yılındaki araştırmada, gün aşırı beslenen (1 gün aç, 1 gün tok) fareler de benzer şekilde daha uzun yaşamışlar. (3) Bu çalışmada aç bırakılan fareler gençliklerinde daha aktif iken, oruç tutan fareler yaşlı olduklarında da diğer farelere göre daha aktiflermiş.

    Açlık ve kanser üzerine etkileri

    4) Bir grubun serbest beslendiği, diğer grubun ise gün aşırı beslendiği iki farklı gruba meme kanseri enjekte edildi. Meme kanseri olan fareler ve sonuçları şöyleydi. Sağ taraftaki, aç bırakılan farelerdeki sağ kalım oranı çok yüksek. Aç kalanların %75’e yakını hayatta kalırken, diğer grubun sadece %25’i yaşıyor. (4)

    Su orucu kanser üzerine etkisi
    Açlık ya da oruç tutmanın kanser üzerine etkilerini gösteren bir araştırma

    5) 2014 yılında, insanlar üzerinde yapılan ve sitemizde de yer bulan bir araştırma. Kanser hastalarına uygulanan 3 günlük açlık orucu tedavisi ve olumlu sonuçlarının yer aldığı bir diğer araştırma: 3 Günlük Açlık Orucu ve Kanser (5)

    Tüm bu araştırmalar, açlığın sağlık üzerine olumlu etkilerini kanıtlayan çalışmalardı.

    Son zamanlarda Sertab Erener’in gündeme taşıdığı telomer tedavisi ve gençleşme konuları da konuşulmaktadır. Harvard Üniversitesi, gençleşme ve uzun ömür üzerine bir araştırma yayınladı.

    Harvard Üniversitesi oruç araştırması

    Harvard Üniversitesinin yaptığı araştırma, kendi sitelerinde (6) ve Cell Metabolism (7) dergisinde yayınlandı.

    Harvard araştırmacıları tarafından 2017 yılının Ekim ayında yeni bir araştırma yapıldı. Bu çalışmada oruç tutmanın, hücrelerimizdeki mitokondriyal ağların aktivitesini değiştirerek yaşam süresini nasıl artırabileceği gösterildi. Böylelikle yaşlanmayı yavaşlatacağı ve sağlık düzeyini nasıl iyileştireceği gösterildi.

    Araştırmanın kıdemli yazarı William Mair, “Geçmişteki çalışmalar aralıklı orucun yaşlanmayı nasıl yavaşlattığını gösterdi. Ancak bunun altında yatan temel biyolojiyi şimdi anlamaya başlıyoruz.” dedi.

    Mitokondri, hücrelerimizin içindeki küçük bir enerji santrali gibidir. Harvard’ın yeni araştırması, değişen mitokondriyal ağ şekillerinin uzun ömrü ve yaşam süresini nasıl etkilediğini göstermektedir. Ancak daha da önemlisi, çalışma, su orucu tutmanın bu mitokondriyal ağları “genç” bir durumda tutmak için nasıl yönettiğini ortaya koymaktadır.

    Açlık ve mitokondriler üzerine etkisi

    Mitokondriyal ağlar içerisindeki hücreler genellikle iki durum arasında değişir: kaynaşmış ve parçalanmış. Yalnızca iki hafta yaşadığı için uzun ömürlülüğün ölçülmesi açısından faydalı bir organizma olan Nematod solucanları kullanılmıştır.

    Araştırmada, kısıtlamalı açlık diyetlerinin, bu kaynaşmış ve parçalanmış durumlar arasında sağlıklı bir esneklik sağlayan mitokondriyal ağlarda dengeyi teşvik ettiğini buldu.

    Açlık ve orucun solucanlardaki etkisi
    Nematod solucanlarının kas hücrelerindeki mitokondrilerini görüyoruz. (Kaynak: Harvard Chan School)

    Mair, “Çalışmalarımız, mitokondri ağlarının esnekliğinin orucun yararları için ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. Mitokondriyi tek bir durumda kilitlersek, oruç tutma veya beslenme kısıtlamasının uzun ömür üzerindeki etkilerini tamamen engelleriz.” demiştir.

    Heather Weir, durumu “Diyet kısıtlaması ve aralıklı oruç tutma gibi düşük enerjili koşulların daha önce sağlıklı yaşlanmayı teşvik ettiği gösterildi. Durumun nedenini anlamak, faydaları terapötik (tedavi edici) olarak uygulayabilmek için çok önemli bir adım.” şeklinde açıklamaktadır. “Bulgularımız, yaşlandıkça yaşla ilişkili hastalıkların gelişme olasılığını azaltacak tedavi edici stratejiler arayışında yeni yollar açıyor.” dedi.

    Su orucu ve hücre mitokondrisi üzerine etkileri
    Yeni araştırma, bir hücrenin mitokondrisinin (yeşil renkle gösterilen) açlık ve oruçla olumlu etkilenebileceğini gösterdi. Bu sayede daha uzun ve sağlıklı yaşama neden olabileceğini gösterdi.  (Kaynak: NICHD Flickr CC-BY-2.0)
    Bu araştırmalar ışığında; sürekli yemek yemenin zararlı olduğu, bazı dönemlerde açlık yapılmasının ya da oruç tutulmasının, sıhhati artırdığı sonucu çıkarılabilmektedir.

    Sürekli yemek yemenin zararları

    Sürekli yemek yemenin nasıl bir etki oluşturduğunun daha iyi anlaşılması için örnek vermek gerekirse;

    20 tane işçinin çalıştığı bir inşaat düşünelim. Hiçbir işçinin yapım işiyle ilgilenmediği ve sürekli olarak inşaat malzemelerini ortada bir yerde biriktirdiği bir inşaat hayal edin. Demir, çimento, tuğla ve diğer malzemelerin ortaya yığıldığı bir tepe oluşturmanın hiçbir anlamı bulunmamaktadır. İnşaatın yapımı için de bir süre gereklidir.

    Sürekli inşaat malzemesi yığmaya değil onu inşa etmeye ihtiyaç vardır!

    Gün içerisinde sürekli bir şeyler yemek, örneklemeye çalıştığım şekilde bir etki göstermektedir, enerjimizin büyük kısmının sindirime ayrılması anlamına gelmektedir. Bu yüzden vücuttaki açlık zamanları, sindirimin değil yapım ve onarım işlerinin gerçekleştiği zamanlar olmaktadır.

    İnşaat malzemeleri
    İnşaatın yapımı için ustalara fırsat tanıyalım!

    Yeterli ve sağlıklı beslendikten sonra vücudumuza yapım ve onarım için zaman tanımalıyız. Tabii bu arada vücuttaki inşaat için deniz kumu, çürük tahta, paslı demir gibi malzemeleri de kullanmamalısınız!

    Su orucu ve onarım mekanizması

    Çocuklarımıza sürekli olarak bir şeyler yemesi için diretmemeliyiz. Bu, onların sağlıklı beslenmesine yol açmaz. Aksine vücutlarında bulunan besinlerin, yararlı şekilde kullanılmasının önüne geçmek anlamına gelmektedir. Açlık ya da oruç (su diyeti), büyüme hormonlarının seviyelerini 5 kat artırmaktadır. (8, 9) Dolayısıyla çocuklara, öğünlerde sağlıklı besinler yedirdikten sonra sürekli onların peşinden koşmanın pek bir anlamı bulunmamaktadır.

    Bu yazı birçok diyetisyenin savunduğu, az az ve sık sık yenmeli efsanesini bilimsel olarak çürütmektedir.

    Sık sık yemek yenmesi durumunda, vücuttaki yapım ve onarım mekanizması çalışmayacaktır. Sık sık yemenin önerildiği diyetlerde, sürekli bir açlık söz konusu olur ve diyet sonrası verilen kilolar hızla geri alınır. Hepimiz, çevremizde bu tarz söylemlere sahip yüzlerce kişi tanımışızdır. Bu konuya da farklı bir yazımızda değineceğiz.

    Su orucu ve vücutta meydana getirdiği değişiklikler

    Açlık orucu sırasında vücudunuzda meydana gelen değişikliklerden bazıları şöyledir:

    • Yağ yakma ve kas kazanımını kolaylaştıran büyüme hormonunun (growth hormon) kan seviyeleri, 5 kat kadar artar. (8, 9) Büyüme hormonu, çocuklarda büyümeyi ve gelişmeyi sağlarken, genç ve erişkinlerde hasarlı hücrelerin onarımını sağlamaktadır.
    • Vücut hücrelerinden atıkları uzaklaştıran önemli bir hücresel onarım sürecini başlatır. (10)
    • Genlerde ve biyomoleküllerde, koruyucu etki göstererek, yaşam süresinin uzamasına ve hastalıklardan korunmada yararlı olduğu düşünülmektedir. (11, 12)
    • İnsülinin kan seviyeleri önemli ölçüde düşer, bu da enerji için yağların yakılmasını kolaylaştırır. (13) Bu sayede sağlıklı zayıflamayı sağlar. Düşk insülin seviyeleri, daha yüksek büyüme hormonu ve artmış nor-adrenalin miktarlarını artırarak metabolizma hızını da artırır. Bu nedenle açlık esnasında metabolizma yavaşlaması görülmez.
    Su orucu, büyüme hormonlarının seviyelerini 5 kat artırmaktadır.

    Su orucu zararları

    • Bu açlık diyetlerinin çeşitli zararları da olabilmektedir. Bazı programlarda, su ya da tüketimi de hiç yapılmamaktadır. Bu şekilde oruç tutma yolları, böbreklere zarar verebilir.
    • Kilo verdirir mi? Kesinlikle kilo verdirir fakat yağların erimesi ile açığa çıkan toksinlerin atılması gerekmektedir. Yoksa çok ciddi miktarda, kanda zararlı maddelerin miktarları artar.
    • İnsülin kullanan şeker hastaları, kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği bulunan hastalar kesinlikle uygulamamalıdır!
    • Hamilelikte su orucu yapılmamalıdır! Bebek gelişimine etki edebilir.
    • Çocuklarda da uygulanmamalıdır.
    • Çok zayıf olanların (kaşektik) yapması zararlıdır.
    • Bahsedilen gruptaki kişilerin yapması, ölümcül ya da kalıcı hasarlara yol açabilir.

    Su orucu yapanlar

    Tam olarak yaptıkları su orucu olarak tanımlanamasa da, benzer diyetler yapan yerli ve yabancı ünlüleri, oyuncuları aşağıda listelemeye çalıştık.

    Yerli ünlüler

    1. Dr. Mehmet Öz (Günün belirli zamanlarında, hiçbir şekilde yemek tüketmemektedir.)
    2. Emine Erdoğan (Çeşitli günlerde oruç tuttuğu bilinmektedir.)
    3. Başak Dizer Tatlıtuğ (Kıvanç Tatlıtuğ’un eşi)

    Yabancı ünlüler

    1. Jennifer Lopez (Dünyanın en ünlü şarkıcılarından)
    2. Beyonce (Bir başka dünyaca ünlü şarkıcı)
    3. Ben Affleck (Batman filminin başrol oyuncusu)
    4. Hugh Jackman (Su orucuna en çok inanan ünlü)
    5. Kourtney Kardashian
    6. Terry Crews
    7. Miranda Kerr
    8. Jimmy Kimmel
    9. Chris Hemsworth
    10. Benedict Cumberbatch
    11. Jack Dorsey (Twitter CEO ve kurucusu. Nisan 2019 tarihinde, Günde “bir” tek öğün yemek yediğini ve Cuma akşamından Pazar akşamına kadar su orucu tuttuğunu açıkladı. Böylelikle beyin aktivitelerinin arttığını ve zamanın yavaşladığını söyleyerek, daha zinde kalarak, verimli çalıştığını açıkladı. İnsanların yemek işine çok fazla vakit ayırdığını düşündüğünü de ekledi. Daha enerjik, mutlu ve sağlıklı hissettiğini, uyku kalitesinin arttığını da ekledi. 42 yaşında olmasına rağmen, daha genç göstermektedir.)

    Su orucu ile alakalı olarak; çeşitli bloglar, YouTube ve İnstagram hesaplarını takip edebilirsiniz. Bu programı deneyen kişilerin, kendi tecrübelerini de takip edebilirsiniz. Birebir deneyimleri olan kişileri Youtube’da izleyebilir, İnstagram’da menülerini görebilirsiniz. Konu ile ilgili tutulan bloglardan, bu diyetlerin günlüğü de okunabilir.

    En çok bilinen su diyeti; 7 günlük su orucu halidir. Bazı kişiler 3 günlük, bazıları 36 saatlik, bazı tıbbi klinikler ise 21 günlük oruçlar yaptırabilmektedir. Bu tedavi çeşitlerini uygulayan hekimler de araştırılarak bulunabilir. Hekim kontrolünde yapılması önerilir, kimse kendi başına denememelidir.

    Özetle

    • Açlığın vücut mekanizması üzerine birçok olumlu etkisinin olduğu, eskiden beri bilinmekteydi. Bazı araştırmalarla ispatlanmıştı fakat mekanizmasının anlaşılmasına Harvard Üniversitesi’nin araştırması ışık tuttu. Harvard Üniversitesi gibi dünyanın en saygın tıp fakültesinden böyle bir araştırmanın yayınlanması ise güvenilirlik açısından, kimsenin aklında soru işareti bırakmadı.
    • İster ibadet, ister şifa niyetiyle ya da zayıflama amaçlı olarak oruç tutmak vücut için genel olarak onarıcı bir etkiye sahip.
    • Bu tarz tedaviler sonrası vücut kendini onarmak maksadıyla içerisindeki toksik maddeleri açığa çıkarır. Bu toksik maddelerin vücuttan atılması için; gaita, idrar ve ter gibi boşaltım yollarının iyi çalışıyor olması ve sağlıklı besinlerin tüketiliyor olması gerekir!
    • En önemli sonuç ise, az az ve sık sık yenmeli efsanesini bilimsel olarak çürütmesidir.
    • Sertab Erener’in gündeme getirdiği telomer tedavisi gibi pahalı ve gereksiz tedaviler yerine; hücreleri onarıcı, gençleştirici, yaşlanmayı engelleyici bir etkiye sahip olan, daha doğal ve hiçbir maliyeti bulunmayan açlık orucu yapmak tercih edilmelidir. Birkaç basın kuruluşunda, ticari kaygıyla yapılan haberler yüzünden kendinizi kurban etmeyin.
    • IGF-1 (insüline benzer büyüme hormonu) ve human growth hormon (HGH) üzerine etki ederek, onarım mekanizmalarını başlatır.
    • Hayattaki nefes sayımızın sınır olduğu bilinse de elden ayaktan düşmeden, kendi işlerimizi halledebilmek için sağlıklı yaşam sürmemiz gerekmektedir. Aç kalmak bunu sağlayabilir.
    • Bu araştırmaların sonuçları, açlık ve oruç tutma üzerine yapılacak yeni araştırmaların yapılmasına zemin hazırlayacaktır.
    • Açlığın faydaları, orucun bilimsel faydaları, aç kalmanın zararı var mı, konularına da bilimsel olarak yer vermiş olundu.
    • Ülkemizde bu tarz diyet; açlık orucu, su orucu, şifa orucu olarak adlandırılmaktadır.
    • Burada sözü edilen araştırmalar ve tedaviler sürekli hekim kontrolünde olan araştırmalardır.
    • UYARI: Hekim kontrolü olmaksızın bu tarz uzun süreli açlık programları uygulanmamalıdır!
    • Açlık tedavisi; diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği gibi organ yetmezliklerinde yapılmamalıdır. Bu kronik hastalarda çok ciddi riskler hatta ölümcül sonuçlar doğurabilir.
    • Sonuçların tedavi aşamasında kullanılabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

    SU ORUCU İLETİŞİM FORMU

    (Su orucu hakkında, danışmak istediklerinizi sorabilirsiniz.)


      Kaynaklar

      1. Sogawa H, Kubo C. Influence of short-term repeated fasting on the longevity of female (NZB x NZW)F1 mice. Mech Ageing Dev. 2000;115(1-2):61-71.
      2. Goodrick CL, Ingram DK, Reynolds MA, Freeman JR, Cider NL. Effects of intermittent feeding upon growth and lifespan in rats. Gerontology. 1982;28(4):233-41
      3. Goodrick CL, Ingram DK, Reynolds MA, Freeman JR, Cider NL. Differential effects of intermittent feeding and voluntary exercise on bodyweight and lifespan in adult rats. J Gerontol. 1983;38(1):36-45.
      4. Siegel I, Liu TL, Nepomuceno N, Gleicher N. Effects of short-term dietary restriction on survival of mammary ascites tumor-bearing rats. Cancer Invest. 1988;6(6):677-80.
      5. Harvard Üniversitesi sitedeki yayın
      6. Cell Metabolism
      7. 3 Günlük Açlık Orucu ve Kanser
      8. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/m/pubmed/15640462/
      9. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC329619/
      10. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3106288/
      11. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24048020/
      12. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2622429/
      13. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/m/pubmed/15640462/

      Su orucu tedavi ve yöntemleri ile ilgili olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı aşağıdan yazabilir ya da aklınıza takılanları sorabilirsiniz.

      Kategoriler
      Obezite Araştırmaları Obezite Haberleri

      Oruç (Açlık) ve Yaşam Ömrü

      Aralıklı oruç diyetleri bu günlerde oldukça moda haline geldi. Fazla bilinmeyen 5:2 diyeti, Silikon Vadisi çevrelerinde önem kazanan daha aşırı oruç yöntemlerine kadar her şeyi görüyoruz. Ancak açlık ve olumlu sağlık sonuçları arasındaki korelasyonu işaret eden çok fazla gözlemsel araştırma yapılıyorsa da, hala bunların altında yatan herhangi bir biyolojik mekanizmanın varlığını tam olarak anlayamıyoruz.

      Harvard araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir araştırmada, oruç tutmanın, hücrelerimizdeki mitokondriyal ağların aktivitesini değiştirerek yaşam süresini nasıl artırabileceği, yaşlanmayı yavaşlatacağı ve sağlık düzeyini nasıl iyileştireceği gösterildi.

      Araştırmanın kıdemli yazarı William Mair, “Geçmişteki çalışmalar aralıklı orucun yaşlanmayı nasıl yavaşlattığını gösterdi ancak bunun altında yatan temel biyolojiyi şimdi anlamaya başlıyoruz.” dedi.

      Açlık ve orucun solucanlardaki etkisi
      Nematod solucanlarının kas hücrelerindeki mitokondrilerini görüyoruz. (Kaynak: Harvard Chan School)

      Mitokondri, hücrelerimizin içindeki küçük bir enerji santrali gibidir. Geçen yıl Newcastle Üniversitesi liderliğindeki araştırmacılardan oluşan bir ekip, mitokondrinin hücrelerin yaşlanmasında nasıl temel bir etkisi olduğunu gösterdi. Harvard’ın yeni araştırması, değişen mitokondriyal ağ şekillerinin uzun ömrü ve yaşam süresini nasıl etkilediğini göstermektedir. Ancak daha da önemlisi, çalışma, oruç tutmanın bu mitokondriyal ağları “genç” bir durumda tutmak için nasıl yönettiğini ortaya koymaktadır.

      Mitokondriyal ağlar içerisindeki hücreler genellikle iki durum arasında değişir: kaynaşmış ve parçalanmış. Bu çalışmada, yalnızca 2 hafta yaşadığı için uzun ömürlülüğün ölçülmesi açısından faydalı bir organizma olan Nematod solucanlarının kullanılmış. Çalışmada, kısıtlamalı diyetlerin, bu kaynaşmış ve parçalanmış durumlar arasında sağlıklı bir esneklik sağlayan mitokondriyal ağlarda dengeyi teşvik ettiğini buldu.

      Mair, “Çalışmalarımız, mitokondri ağlarının esnekliğinin orucun yararları için ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. Mitokondriyi tek bir durumda kilitlersek, oruç tutma veya beslenme kısıtlamasının uzun ömür üzerindeki etkilerini tamamen engelleriz.” demiştir.

      Açlık ve hücre mitokondrisi üzerine etkileri
      Yeni araştırma, bir hücrenin mitokondrisinin (yeşil renkle gösterilen) açlık ve oruçla olumlu etkilenebileceğini gösterdi. Bu sayede daha uzun ve sağlıklı yaşama neden olabileceğini gösterdi.  (Kaynak: NICHD Flickr CC-BY-2.0)

      Çalışma aynı zamanda, orucun yağ asit oksidasyonunu arttıran ve temel yağ metabolizması sürecini artırabilen bir tür organel olan peroksizomlarla mitokondriyal koordinasyonu geliştirdiğini buldu. Çalışmanın deneylerinde solucanın ömrü, sadece diyet müdahalesi ile mitokondriyal ağ homeostazını koruyarak arttırılmıştır. Bu sonuçlar, oruç tutmanın ömrü nasıl arttırabileceği ve sağlıklı yaşlanmayı nasıl teşvik edebileceği üzerine ışık tutmaya yardımcı oluyor.

      Çalışmanın yönetici yazarı Heather Weir, bu durumu  “Diyet kısıtlaması ve aralıklı oruç tutma gibi düşük enerjili koşulların daha önce sağlıklı yaşlanmayı teşvik ettiği gösterildi. Durumun nedenini anlamak, faydaları terapötik (tedavi edici) olarak uygulayabilmek için çok önemli bir adım” şeklinde açıklamaktadır. “Bulgularımız, yaşlandıkça yaşla ilişkili hastalıkların gelişme olasılığını azaltacak tedavi edici stratejiler arayışında yeni yollar açıyor.”

      Bu çalışma Cell Metabolism (2) dergisinde yayınlandı.

      Kaynaklar:

      1) Harvard Üniversite Açlık Çalışması

      2) Cell Metabolism

      Yazının kaynağı:

      https://newatlas.com/fasting-increase-lifespan-mitochondria-harvard/52058/